Bunlar arasında en büyüğü, saatte 75 bin kilometre hızla hareket eden 2025 OW adlı göktaşı. Peki, bu göktaşının Dünya’ya yaklaşması tehlike oluşturur mu? NASA’ya göre durum ne?

NASA, uzunluğu yaklaşık 64 metre (210 feet) olan ve bu haliyle Pisa Kulesi veya 15 katlı bir binayla aynı yüksekliğe sahip olan 2025 OW göktaşının, 28 Temmuz Pazartesi günü Dünya’ya 632 bin kilometre (393 bin mil) mesafeden geçeceğini duyurdu. Bu, Ay ile Dünya arasındaki ortalama mesafenin 1.6 katı anlamına geliyor.

NASA'nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) birimi tarafından izlenen bu beş göktaşı arasında 2025 OW, büyüklüğü ve Dünya’ya yakın geçişi nedeniyle bilimsel olarak en ilgi çekici olanı.

Her ne kadar NASA, bu göktaşının şu an için bir tehdit oluşturmadığını vurgulasa da, bu büyüklükteki cisimler atmosferi aşmaları durumunda camları kırabilecek ya da binalarda hafif hasarlara neden olabilecek enerjiye sahip. Ancak, bu tür göktaşları genellikle atmosferde yüksek hız ve sürtünme nedeniyle yanarak parçalanır ve yeryüzüne ulaşmaz.

Saatte 75 bin kilometre (yaklaşık 47 bin mil) hızla hareket eden 2025 OW, Dünya’ya yakın göktaşları için olağan sayılabilecek bir hızda seyrediyor. NASA, bu tür cisimleri izlemek için yer tabanlı teleskoplar ve Goldstone Güneş Radarı gibi radar sistemlerini kullanıyor. Bu sistemler sayesinde, göktaşlarının yörüngeleri büyük ölçüde doğru hesaplanabiliyor ve çarpma riskleri önceden değerlendirilebiliyor.

Ancak uzmanlar, Güneş’in parıltısı nedeniyle bazı göktaşlarının tespit edilemediği “kör noktalar” konusunda uyarıyor. Özellikle Venüs’ün yörüngesinde, Güneş’in arkasında kalan bölgelerde hareket eden göktaşlarının gözlemlenmesi oldukça zor. Brezilya, Fransa ve İtalya’dan araştırmacıların yürüttüğü bir çalışmaya göre, 2020 SB, 524522 ve 2020 CL1 gibi göktaşları bu gizli bölgelerde dolaşıyor ve her biri 100 ila 400 metre çapında. Bu büyüklükteki cisimler, yeryüzüne çarpmaları halinde tüm şehirleri yok edebilecek güçte.

NASA, bilinen göktaşlarını izlemeye devam etse de, özellikle Güneş yönünden gelen ve şu anki sistemler tarafından algılanamayan tehditlere karşı yeni teknoloji ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Muhabir: Huseyin Gizli