Uzmanlar, Washington ve Tel Aviv’in saldırgan politikalarının dünya ekonomisinde zincirleme krizlere yol açtığına dikkat çekiyor.

Asya piyasalarında haftanın ilk işlem gününde petrol fiyatları sert yükselirken, borsalarda kayıplar yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı 115 doların üzerine çıkarak tarihi bir artış trendine girerken, bu yükselişin doğrudan ABD-işgalci siyonist rejim hukuksuz saldırılarının sebep olduğu arz şokundan kaynaklandığı belirtiliyor.

Japonya ve Güney Kore borsalarında görülen sert düşüşler, küresel ekonominin savaşın etkilerine karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Krizin derinleşmesinde, Trump’ın İran İslam Cumhuriyeti’nin enerji kaynaklarını hedef alan açıklamaları da etkili oldu. Trump’ın İran İslam Cumhuriyeti petrolünü ele geçirme yönündeki ifadeleri uluslararası hukuk ve egemenlik tartışmalarını alevlendirirken, bu yaklaşım geniş çevrelerce ekonomik sömürgecilik olarak değerlendiriliyor.

İran İslam Cumhuriyeti cephesi ise saldırılara karşılık olarak bölgedeki stratejik dengeleri korumaya yönelik adımlar attığını belirtiyor. Tahran yönetimi, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının güvenliği konusunda uyarılarda bulunurken, bu hattın küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini taşıdığına dikkat çekiliyor.

Uzmanlar, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu hamlelerini savunma refleksi olarak değerlendirirken, asıl krizin ABD ve işgalci siyonist rejimin bölgedeki askeri müdahaleleriyle başladığını vurguluyor.

Çatışmaların Yemen’e kadar yayılması ve bölgedeki farklı aktörlerin sürece dahil olması, enerji koridorlarını tehdit eder hale getirdi. Analistler, Bab el-Mendeb ve Hürmüz gibi kritik geçiş noktalarında yaşanacak herhangi bir aksamanın küresel tedarik zincirlerini ciddi şekilde sarsabileceğini belirtiyor.

Deniz taşımacılığı ve enerji uzmanları ise mevcut tablonun 1970’lerdeki petrol krizinden daha büyük bir ekonomik dalgalanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Artan enerji maliyetlerinin özellikle yoksul ülkelerde gıda fiyatlarını hızla yukarı çekmesi bekleniyor.

Ekonomistler, petrol şokunun henüz tüketiciye tam yansımadığını ancak önümüzdeki süreçte enflasyon ve yaşam maliyetlerinde ciddi artışların kaçınılmaz olacağını ifade ediyor. Küresel piyasalarda yaşanan sert dalgalanmaların, savaşın kısa vadede sona ermeyeceğine dair endişeleri güçlendirdiği belirtiliyor.

Uluslararası kamuoyunda ise giderek artan sayıda uzman, krizin temelinde ABD ve işgalci siyonist rejimin askeri müdahalelerinin bulunduğunu ve çözümün ancak bu politikaların sona ermesiyle mümkün olabileceğini dile getiriyor.

Kaynak: İLKHA