Yıllardır aile yapısını, cinsiyet kavramını ve toplumsal değerleri hedef alan sapkın ideolojik akımlar, yeni bir aşamaya geçti. Daha önce çocuklar, eğitim sistemi, medya ve kültür endüstrisi üzerinden yürütülen bu saldırı, artık hayvancılık ve doğa alanına taşınıyor.
ABD merkezli CNN, Almanya’da oluşturulan bir koyun sürüsünü “eşcinsel koyunlar” başlığıyla servis ederek, hayvan davranışlarını ideolojik bir kimliğin taşıyıcısı haline getirdi. Bu yaklaşım, toplumsal sapmanın her alana yayılması için yürütülen bilinçli bir propaganda olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre burada amaç hayvan refahı ya da üretim dışı kalan koyunların korunması değil. Asıl hedef, “doğada da böyle” algısını oluşturarak, insan toplumuna dayatılan sapkın anlayışları meşrulaştırmak. Aileyi “eski”, biyolojiyi “esnek”, normali ise “baskıcı” ilan eden bu zihniyet, şimdi aynı dili hayvancılık üzerinden kuruyor.
Eleştiriler, bu tür projelerin masum gösterilmesinin son derece tehlikeli olduğuna işaret ediyor. Çünkü hayvancılık, gıda güvenliği, üretim ve insanın doğayla kurduğu denge açısından stratejik bir alan. Bu alanın ideolojik deney sahasına dönüştürülmesi, ekonomik ve toplumsal bir tehdidi de beraberinde getiriyor.
Bugün “eşcinsel koyun” başlığıyla sunulan bu içerikler, yarın üretim süreçlerinin, çiftçiliğin ve gıda zincirinin ideolojik tartışmaların merkezine çekilmesinin önünü açabilir. Aileyi hedef alan akımların ardından şimdi de doğal düzenin ve üretim anlayışının hedef alınması, bu sürecin tesadüf olmadığını gösteriyor.
Toplumun temelini oluşturan aile yapısını zayıflatan, çocukların zihinsel dünyasını dönüştüren ve biyolojik gerçekleri tartışmalı hale getiren bu akımların, hayvancılığa kadar uzanması, “sınır tanımayan bir kültürel yıkım” olarak değerlendiriliyor.




