Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversitelerde üretilen bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesini önceleyen bilim iletişimi yaklaşımı doğrultusunda, MAKÜ Veteriner Fakültesinde geliştirilen bitkisel içerikli ağız spreyi şap hastalığının hayvanlarda yol açtığı beslenme sorununu çözüyor.
MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, son dönemde şap hastalığının ülke genelinde ve bölgesel ölçekte hayvancılığın en önemli sorunlarından biri haline geldiğini vurguladı. Hastalık nedeniyle hayvan pazarlarının kapatıldığını ve çok sayıda hayvan ölümlerinin yaşandığını ifade eden Dalgar, bu süreçte üniversite bünyesindeki akademisyenlerin hızla harekete geçerek sahaya yönelik bir çözüm geliştirdiğini söyledi.

Üretilen spreyin deneme süreçlerinin tamamlandığını ve ağız spreyi formunda uygulandığını belirten Dalgar, geliştirilen ürünün bu yaraların kısa sürede iyileşmesine katkı sağladığını, hayvanların yeniden beslenmeye başlamasıyla birlikte tedavi sürecinin hızlandığını dile getirdi.

MAKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale, solunum yoluyla hızla yayılan şap hastalığının, hayvanlarda ağız içi yaralara neden olduğunu ve yem tüketimini durdurduğunu ifade etti. Bu durumun süt ve et veriminde ciddi kayıplara yol açtığını vurgulayan Kale, geliştirdikleri süspansiyonun, yem yemeyen hayvanların kısa sürede yeniden beslenmesini sağladığını böylece hayvanların birkaç gün içinde toparlandığını söyledi.
Kimyasal ilaç ve aşı içermeyen, ağız ve deri bakım ürünü niteliğindeki bu çalışmanın, hayvancılık sektöründe verimliliğin korunmasına katkı sunduğunu dile getiren Kale, ürünün yaygın kullanımının hem üreticiyi destekleyeceğini hem de ülke hayvancılığına fayda sağlayacağını ifade etti.
Saha deneyimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan çiftlik sahibi İbrahim Kargalı, ürünün uygulandığı hayvanların kısa süre içinde yeniden geviş getirmeye ve yemeye başladığını dile getirdi. Bunun süt verimi ve karkas randımanında toparlanma sağladığını belirten Kargalı, beslenmenin yeniden başlamasının ekonomik kayıpların azaltılmasında belirleyici olduğunu ifade etti.





