Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından yayımlanan mesajda, Mescid-i Aksa'nın İslam ümmetinin ilk kıblesi ve mukaddes bir emanet olduğu vurgulanarak, Kudüs'ün siyonist işgal altında bulunduğunu ve bu durumun tüm ümmetin ortak sorunu olduğu ifade edilerek, "Mübarek belde Kudüs ve Kudüs’te bulunan İslam’ın üçüncü haremi şerifi Mescid-i Aksa tam 76 yıldır işgal edilmiştir. Kudüs ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere birçok mübarek belde işgalin postalları altında özgürlüğüne kavuşacağı günü beklemektedir." denildi.

Açıklamanın devamında, "Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşması için büyük bedeller ödeyen Filistin halkına selam olsun. Mazlumların safında yer alanlara selam olsun. İzzeti kuşananlara selam olsun. Selahaddin-i Eyyubi ve Abdülhamid Han'ın torunlarına selam olsun." ifadelerine yer verildi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından yayımlanan mesajın tamamı şu şekilde:

“Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir. Hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir. Gerçeği Allah bilir, siz bilemezsiniz.” Bakara: 216

Kudüs'ün özgürlüğüne kavuşması için büyük bedeller ödeyen Filistin halkına selam olsun. Mazlumların safında yer alanlara selam olsun. İzzeti kuşananlara selam olsun. Selahaddin-i Eyyubi ve Abdülhamid Han'ın torunlarına selam olsun.

Mübarek belde Kudüs ve Kudüs’te bulunan İslam’ın üçüncü haremi şerifi Mescid-i Aksa tam 76 yıldır işgal edilmiştir. Kudüs ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere birçok mübarek belde işgalin postalları altında özgürlüğüne kavuşacağı günü beklemektedir.

Filistinli kardeşlerimiz işgalin olduğu günden bu yana her türlü hak ihlallerine maruz kalmıştır. Mazlum bir halk, siyonistler tarafından katledilmiş, arazilerine el konulmuş, evleri ve yaşam alanları gasp edilmiştir. Siyonistlerin işgal saldırılarından dolayı kardeşlerimiz, başka ülkelerde muhacir kalmak zorunda bırakılmıştır.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yeryüzünde kurulan ikinci mescit diye övdüğü, ümmetin haremi, ilk kutsal kıblesi ve mabedi, Peygamberimizin miraç durağı olan Beytü’l Makdis yani Kudüs toprakları, insanlığın düşmanı, Allah’ın lanetlediği Siyonistlerin necis ayaklarından temizlenmeyi beklemektedir. Bu akidevi ve tarihi sorumluluktur.

Bu nedenle;

Bugün burada, sadece bir şehri anmak için değil; ümmetin yaralı vicdanını, insanlığın ortak sorumluluğunu ve İslam’ın bize yüklediği bu mukaddes emaneti hatırlamak için toplanmış bulunuyoruz.

Özellikle şunu ifade etmek zorundayız:

Bugün Kudüs’te yaşanan acının, Gazze’de yaşananlardan bağımsız olmadığını çok iyi biliyoruz.

Gazze; uzun süredir açık bir abluka altında, ‘karadan, havadan ve denizden kuşatılmış‘ bir halkın hayatta kalma mücadelesidir.

Elektriksiz kalan hastaneler, ilaç bulamayan yaralılar, temiz suya ulaşamayan çocuklar, soğuk kış şartlarıyla boğuşanlar…

Enkaz başında bekleyen anneler, kucağında cansız evladını taşıyan babalar; okula değil, toprağın bağrında ölüme giden çocuklar…

Daha Ne diyelim.

Gazze’de yaşanan her acı, Kudüs’te her kuşatma halkası aynı zihniyetin ürünüdür.

Siyonist yayılmacılık; ümmettin ortak değerini, Müslüman halkın toprağını, kimliğini ve hafızasını silmeyi hedefleyen bir anlayıştır.

Ey ümmet!

Kudüs meselesi, sadece Filistinlilerin meselesi değildir. Bu, ümmetin izzeti meselesidir.

Bugün Kudüs düşerse, yarın başka kutsallarımız düşer.

Bugün zulme alışılırsa, yarın adaletin adı bile anılmaz.

Ama şunu da unutmayalım:

Zulüm payidar olmaz. Adalet mutlaka tecelli eder.

“Ey iman edenler! Düşmana karşı korunma tedbirinizi alın. Duruma göre bölükler halinde sefere çıkın veya gerektiğinde topyekün savaşın.” Nisa:71

Buradan açık ve net bir çağrımız vardır:

Siyonist işgal politikaları artık görmezden gelinemez.

Siyonist yayılmacılık, bölgesel değil, insani bir tehdit haline gelmiştir.

Gazze’de işgal rejiminin soykırımını durdurun, insani krize müdahale edin, yaşanan zulümlere karşı somut adımlar atınız.

Ey Müslüman devletler artık slogan atmaktan ve nutuk çekmekten vazgeçin. Eliniz güçlü ama siz zayıf davranıyorsunuz.

Bütün bunlara rağmen biz umutsuz değiliz. Çünkü hakikat bize şunu öğretmiştir:

Hiçbir zulüm ebedi değildir. Hiçbir işgal sonsuz değildir.

Kudüs, nice zalim gördü.

Ama hep ayakta kaldı.

Bugün de ayakta kalacaktır.

Kudüs özgür olana kadar,

Mescid-i Aksa rahat bir nefes alana kadar,

Filistinli çocuklar korkuyla değil umutla uyanana kadar

Bu mesele bizim gündemimizde olmaya devam edecektir.

Allah adildir. Zulüm payidar olmaz.

Kudüs’ün muhafızlığını yapan kahraman Filistin halkına selam olsun. HAMAS’a selam olsun. Direniş cephesinde kahramanca direnen mücahitlere selam olsun. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun."

Muhabir: FATİH SİVİ