Venezuela'nın petrol kaynaklarını ele geçirmeyi hedefleyen ABD saldırısı akıllara Muammer Kaddafi'yi getirdi. Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi, 2009'da Afrika ülkeleri arasında önemli bir ekonomik tartışma başlattı. Kıta çapında petrol ticaretini altın destekli yeni bir para birimi üzerinden yürütme fikri. Bu öneri, o dönem için hem uluslararası ekonomi çevrelerinin hem de Batı medyasının dikkatini çekti.
Kaddafi’nin teklifi, “Altın Dinar” adı verilen bir para birimi üzerinden petrol ve diğer emtia ticaretinin yapılmasını öngörüyordu. Bu para birimi, adı üzerinde altın rezervlerine dayanacaktı ve yeni bir kıtasal ödeme standardı oluşturmayı amaçlıyordu.
Kaddafi bu fikri savunurken şu argümanları ileri sürüyordu: Petrolle zenginleşen ülkelerin kazancını dolar ve euro gibi rezerv para birimlerine bağlı kalmadan yönetebilmesini sağlamak.
Kaddafi’nin önerdiği sistemin temel argümanı şuydu; Büyük petrol ithalatçısı ülkeler petrolü Amerikan doları cinsinden satın alıyor. Bu da doların küresel rezerv para rolünü pekiştiriyor ve ABD’nin ekonomik gücünü artırıyor.
Libya lideri, petrole dayalı işlemlerin altın standardına bağlı yeni bir para birimi üzerinden yapılmasının, Afrika’nın ekonomik bağımsızlığını destekleyeceğini savundu.
Petrol gelirlerini bu tür bir para biriminde tutmak, özellikle gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervleri üzerindeki baskıyı azaltabilirdi.
Ancak bu öneri aynı zamanda uluslararası güç dengelerini sarsabilecek bir potansiyele sahipti. Çünkü petrol ticaretinin dolar yerine altına dayalı yeni bir para birimiyle yapılması Petrodolar sistemini zayıflatabilir, ABD ekonomisinin küresel rezerv para avantajını azaltabilir Ve Batı merkezli finansal sistemde köklü bir değişim yaratabilirdi.
Altın dinar fikri, tartışmalı bir öneri olarak kaldı ve pratikte hayata geçirilemedi. Ve nihayetinde 2011'de NATO Libya'yı bombaladı. Kaddafi linç edilerek öldürüldü.


