Yüksek enflasyonun maaşları hızla erittiğini söyleyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ücret artışlarının altı ayda bir yapılmasını “zulüm” diye nitelendirerek zamların gerekirse üç ayda bir güncellenmesi gerektiğini savundu. Gazeteci Edip Üzen’in sorularını yanıtlayan Babacan, memurdan emekliye, asgari ücretliden kamu personel sistemine kadar geniş bir çerçevede ekonomi yönetimini eleştirdi; “İyi yönetilseydi maaşlar bugün iki katı olabilirdi” sözleriyle iktidara çağrı yaptı.

MAAŞLAR 3 AYDA BİR GÜNCELLENMELİ
Yüksek enflasyonun satın alma gücünü hızla erittiğine vurgu yapan Babacan, mevcut zam periyodunun yetersiz kaldığını savundu. Ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine "refah payı" olarak yansıması gerektiğini belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı:

"Yüksek enflasyonun olduğu bir ortamda 6 ay beklemek zulümdür. Maaş artışlarının gerekirse 3 ayda bir güncellenmesi ve üzerine mutlaka büyümeden gelen refah payının eklenmesi şarttır. Büyüme sadece faiz geliri elde edenlere veya sermaye sahiplerine gitmemeli."

Babacan, hükümetin dolaylı vergilerle dar gelirliyi zorladığını ifade ederek, çözümün "az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan" adil bir sistemden geçtiğini belirtti.

"EKONOMİ İYİ YÖNETİLSEYDİ MAAŞLAR İKİ KATINA ÇIKABİLİRDİ"

Türkiye'nin potansiyelinin altında büyüdüğünü iddia eden DEVA Partisi lideri, ekonomiden sorumlu olduğu dönemdeki 2023 hedeflerini hatırlattı. Babacan, "2023 yılı için kişi başı 25 bin dolar milli gelir hedefi koymuştuk. Eğer Türkiye ekonomisi bizim öngördüğümüz şekilde büyüseydi, bütün vatandaşlarımızın refah seviyesi ve maaşları şu andakinin iki katı olacaktı" değerlendirmesinde bulundu.

EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ İÇİN "HAK GASPI" VURGUSU

Emeklilerin yaşam koşullarına ve asgari ücretlilere yönelik de sert eleştirilerde bulunan Babacan, 20 bin TL olarak açıklanan en düşük emekli aylığının, 30 bin TL'yi aşan açlık sınırının çok altında kaldığını vurguladı.

Babacan, emeklilerin durumunu şu sözlerle özetledi:

"Bugün 60-65 yaşındaki emeklilerimiz, evine ekmek götürebilmek için inşaatlarda çalışıyor. Emekliyi sokağa ve güvencesiz işe mahkum eden bir ekonomi yönetimi başarılı sayılamaz. Bu bir tercihtir."

Asgari ücret zammını da "hak gaspı" olarak niteleyen Babacan, TÜİK verileri ve geçmiş metodoloji değişiklikleri nedeniyle asgari ücretlinin devletten en az yüzde 30 alacaklı olduğunu savundu.

KAMU PERSONEL SİSTEMİNDE REFORM ÇAĞRISI
Mevcut kamu personel rejimini "yamalı bohça" olarak tanımlayan Ali Babacan, sistemin baştan aşağı değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Babacan, sistemdeki üç temel hatayı şöyle sıraladı:

TÜİK Verileri: Maaşların gerçek enflasyondan uzak TÜİK verilerine göre belirlenmesi refah kaybına yol açıyor.

Maaş Dengesizliği: 5 milyon 300 bin kamu çalışanı için neredeyse her biri farklı, karmaşık bir maaş yapısı bulunuyor.

Katsayı Uçurumu: Çalışan memur ile emekli arasındaki maaş dengesi ve katsayı sistemi tamamen bozulmuş durumda.

Mülakat sistemine de değinen Babacan, bu uygulamanın "kul hakkı" olduğunu ve siyasi kadrolaşma aracı haline geldiğini belirterek, çözümün objektif yazılı sınavlarda olduğunu dile getirdi. Babacan ayrıca, 2015 yılında 3 milyon olan kamu çalışanı sayısının, siyasi kaygılarla yapılan toplu alımlar nedeniyle 2018'de 5.3 milyona yükseldiğine dikkat çekti.

Muhabir: ÖMER KARADUMAN