Ahmet Yücedağ

NATO’nun Asya Çemberi

15.08.2023 23:30:00 / Ahmet Yücedağ

Rusya bir taraftan buzul ve çorak topraklar bir taraftan NATO tarafından çevrelenmesi ve kendisine çıkış yolunun bırakılmaması saldırgan bir politikaya sebep olmaktadır. Rusya’nın tek ılık su limanı Sivastopol Limanı, ayrıca Suriye’de Tartus kentinde küçük bir deniz üssüne sahip ama Rusya ile bir sınırı yoktur. Sivastopol ise neticede İstanbul boğazına mahkûm durumda. Baltık Denizi kıyısında da çıkış zorluğu yaşamaktadır; Skagerrak Boğazında iki NATO üyesi Norveç ve Danimarka ve yakında İsveç’in de katılmasıyla tam bir sorun yaşayacaktır. Geriye 1940’larda ele geçirdiği Japon Denizinde kıyısı olan ve 4 ay buzlanmadan dolayı kapalı olan Viladivostok kalıyor. Bu limanda Japon Denizinde esir durumdadır. Kuzey Kutup Bölgesinde, Doğu Sibirya Denizinde en ciddi savunma hazırlığı yapan ülkede Rusya’dır. Hiçbir ülkede olmayan Buz kırıcı filoyla ve kıyılarda yaptırdığı askeri üslerle tam bir meydan okuma söz konusudur. NATO muhtemelen soğuk savaş döneminde kalan Rusya’nın Atlantik Okyanusuna çıkma zorluğu üzerinde hesap yapmaktadır. Bu hesap GİBK ülkeleri olan Grönland, İzlanda, Birleşik Krallık üçgeninde NATO tarafından “ölüm bölgesi” olarak isimlendirilen bölgeye güvenmektedir.
NATO, ABD tarafından Japonya ile uzak Asya’ya da taşınmak isteniyor.
Çin’in jeopolitik yapısı da beraberinde içe kapanıklıklar yaşamaktadır. Kuzeyde devasa büyüklükte çöl, ardından Moğolistan ve çıkmaz durumu yaşayan Rusya Viladivostok Limanı ve Japon Denizi, güneye doğru ilerlerken Çin’e ait Sarı Deniz, Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi bulunuyor burada da sorunlu olan birkaç ada bulunuyor; Japonya’nın elinde olan ve ABD üssü için kullanılan bu adalar ile birlikte sorunlu Tayvan adası (ABD tarafından büyük bir savaş gemisi olarak isimlendirilir), batıda ise Himalayalarla çevrili olmanın yanı sıra Hindistan ile bitmeyen bir çekişmesi söz konusu. Karadan İpekyolu’nun çıkışı Doğu Türkistan üzerinden Pakistan’a, Denizden ise Pasifik ve Hint Okyanusuna ulaşmak için Güney Çin Deniz’inin ihtilaflı yerlerinden geçerek Malaka Boğazından geçmesi gerekiyor.
NATO bölgeye gelmesiyle iki küresel güç olan Çin ve Rusya patlama noktasına gelen bir çevreleme ile karşı karşıya geleceklerdir. Bunun sonucu bu iki gücün kendi sınırlarında vereceği bir tepki olmayacaktır. Afrika’da ki darbeler, Ortadoğu’da ABD karşıtı yapılanmalar bunun sorunun uzaktan çözümü olarak değerlendirilebilir. ABD, bölgede NATO hayali Japonya ve Avusturalya ile çözülecek bir durum değil diğer küçük devler kendi iç sorunları ve ekonomik buhranlarıyla bir katkı yapmaları kısıtlı olacaktır.
Büyük güçler kendi iradeleriyle problemli bölgeler oluşturmadan denetimlerindeki bölgeleri devretmezler. Devrettikleri bölgeleri mayın tarlasına çevirip devretmek en belirgin emperyal özellikleridir.

 

Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Tüm Yazarlar