Allah`ın Adıyla

Krallar yetmedi, kralcılar türedi başımıza. Hem de öyle bir kralcılar ki kralın düşünemediği hinliği onlar düşünüyorlar. Kralın bile serbestiyet tanıdığı alanlarda yasaklar oluşturmaya çalışıyorlar. İsterseniz iki örnek üzerinden bu meramımızı anlatalım.
Birincisi, malumunuz olduğu üzere 'Karanlıklardan Aydınlığa Çıkmak İçin' sloganıyla yola çıkan Kur`an Nesli Platformu gelenekselleştirdiği Kur`an İlimleri ve Meal Sınavını 18 Kasım`da yaptı. 'Kralcılıkla ne alakası var?' diye sormayın. Zira bu milletin kutsal kitabı olan Kur`an-ı Kerim`i konu alan bu sınavın Milli Eğitim okullarında yapılmasına bazı zatlar müsaade etmedi. Ne gariptir ki bu milletin vergileriyle yapılan bu okulların, bu milletin bilinçlenmesine katkı sunan hizmetlerde kullanılmasına yine engel olundu. Eğitim ve öğretimin olmadığı günlerde düğün, nişan ve benzeri törenler için halkın hizmetine sunulan bu okulların bazı il ve ilçelerde Kur`an İlimleri ve Meal Sınavı için tahsis edilmemesinin sebebi nedir? Kral`dan yana bir sorun yok. Yani kanuni olarak bir sakıncası yok. Hiçbir kanun ve tüzükte, hiçbir yönetmenlikte Milli Eğitim okulları dini içerikli sınavlar için sivil toplum kuruluşlarına tahsis edilemez diye bir şerh de yok. Hem de Milli Eğitim Bakanının Okullar Hayat Olsun Projesi çerçevesinde 'Biz artık okulları milletin okulları olarak tanımlıyoruz…'açıklaması ve o proje orta yerde dururken.

Öyle ise bu kralcılık değil de nedir? Diğer yandan kimse kusura bakmasın bu Kur`an düşmanlığıdır. Bilmem Kur`an`a düşmanlık yaptıklarının farkındalar mı? Eğer farkındalarsa Kur`an`a düşmanlık yapmanın kimseye getirisi olmamıştır, dünya ve ahirette hüsrandan başka. Bu arada halkın hizmetine verilmesinde bırakın bir engel olmamasını Müslüman biri, Müslüman bir milletin evladı; kanuni olarak bir engel olsa dahi milletin maslahatına hizmet edecek, milleti bilinçlendirip bilgilendirecek, milletin dünya ve ahiretine necat eli uzatacak bu tür etkinlikler için kolaylıklar sağlaması lazımdır.
İkincisi; Bir İmam Hatip Ortaokulunda yaşananlardır. İmam Hatip Ortaokulu`na dönüştürülen bir okulun bir imam-Hatip sınıfında haremlik selamlık uygulanıyormuş. Nasıl mı? Sınıf öğretmeni olan arkadaş, toplumdaki ahlaksızlığın en büyük sebeplerinden birisi olarak karma eğitimi gördüğünden kendi sınıfına kum, çimento ve tuğla alarak kızlar ve erkeklerin birbirlerini görmeyeceği bir şekilde sınıfı ikiye bölüp sınıfın ortasına duvar örmüş. Sadece sınıfı mı bölmüş tabi ki değil. Kapıyı, koridoru, merdivenleri, bahçe kapısına kadar duvarını örerek adeta sınıfından başlayarak okulu ikiye bölmüş. Niçin mi? Haremlik selamlığı uygulamak için. Çünkü -kızların ve erkeklerin bir arada durmadığı- haremlik selamlığı ancak böyle uygulayabilirmiş. Peki, okulda ne mi olmuş. Kıyamet kopmuş. Bu çocuklar sahipsiz değillermiş. Bu şekilde çocuklara ideoloji veriliyormuş. Özgürlük alanı kısıtlanıyormuş. Falan filan...

Neyse bu işin esprisidir, işin aslı şöyledir. Bir İmam Hatip Ortaokulunda Şube Öğretmenler Kurulu Toplantısında bir İmam Hatip sınıfında bir öğretmenin haremlik selamlık yaptığı konuşulmuş. Haremlik selamlığın tam olarak ne olduğunu bilmeyen zevat, bir İmam Hatip Ortaokulunda bir imam hatip sınıfında kızların duvar kenarında erkeklerin pencere kenarında oturmalarına haremlik selamlık demişler. Karma eğitime karşı bir durummuş. Bir de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni olan bu sınıfın öğretmeni kız çocuklarına burası İmam Hatip ortaokulu olduğu için örtünmeleri gerektiğini salık veriyormuş.

Kralcılık ayan beyan orta değil mi? Kral bile karma eğitimi tanımlarken bir sıra kız, bir sıra erkek oturacak ya da kızlar erkekler yan yana ya da karışık oturacak diye ayrıntıya girmemiş. Ya kralcılar! Kralcılar yok efendim, niye kızlar erkekler yan yana ya da sıralarda karışık oturmuyorlar diye vaveyla ediyorlar. Karma eğitim, kızların ve erkeklerin bir arada eğitim görmeleridir. Sınıfın oturma düzeniyle ilgili bir durum değildir. Buna rağmen kralın kıble edindiği Avrupa bile karma eğitimi terk ediyorken birilerinin karma eğitimden daha öte bir eğitim sistemine soyunması ne gariptir. Yine Sosyal Bilgiler Dersi öğretmeni öğrencilere nasihat edince 'dersine baksın' diyenler Din Dersi öğretmeninin 'başörtüsünün önemini' anlatmasını neden kabullenemiyorsunuz. Bunun adı 'hesabıma geldiği gibi davranırım' değil de nedir? Kanuni olsun olmasın, nasihat vermeye, başörtüsüne karşı duruş sergileyenler, haremlik selamlığı da bırakın aynı sınıf içinde kızların bir tarafta erkeklerin bir tarafta oturmasını hazmedemeyenler, ayrı oturmak isteyen kızlara ve erkeklere içi çe karışık oturmayı dayatmak isteyenler! Siz nerde durduğunuzun farkında mısınız? Kullara ve kanunlara kul olmakla değil, Allah`a kul olmak ve Allah`ın emirlerine hizmet etmekle mükellefiz, sorumluyuz.

Fakat tüm bunlarla birlikte sorun kralcılarda değil. Sorun hükümettedir. Hükümet, artık halkın hizmetlerine köstek olan idarecilerden hesap sorabilmelidir. Kangrene dönüşmüş olan bu karma eğitime alternatif bir eğitim geliştirmelidir. Başörtüsü yasağını kökten hal etmelidir. Yoksa bu millet iktidarmış gibi hareket eden -kralcılardan- muhalefetten daha çok çekecektir.
Selametle kalınız.