İtalyan devi UniCredit'in yaklaşık 37 milyar avroya ulaşan ve piyasalarda büyük yankı uyandıran devralma girişimine karşı direnen Commerzbank yetkilileri, sürecin tehlikelerine dikkat çekiyor. Alman bankası tarafından yapılan değerlendirmelerde, söz konusu satın alma teklifinin uygulanabilirliği konusunda çok büyük operasyonel riskler ve derin belirsizlikler barındırdığı iddia edildi. Alınan bu son işten çıkarma kararı, kurumun yakın tarihi incelendiğinde yaşadığı üçüncü devasa personel azaltım operasyonu olarak kayıtlara geçti.

Küçülme Maliyeti 450 Milyon Avro, Ancak Beklentiler Pozitif
Uygulamaya konulacak olan bu kapsamlı organizasyonel daralmanın banka kasasına faturasının yaklaşık 450 milyon avro seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Ne var ki, bu ciddi maliyet yüküne rağmen yönetim kadrosu kurumun gelecekteki karlılık projeksiyonları konusunda oldukça iyimser bir tablo çizdi.
Banka, 2028 yılına yönelik finansal hedeflerinde yukarı yönlü radikal bir güncellemeye gitti:
-
Daha önce 14,2 milyar avro olarak açıklanan uzun vadeli gelir hedefi, 15 milyar avroya yükseltildi.
-
Aynı dönem için öngörülen net kâr beklentisi ise 4,2 milyar avrodan 4,6 milyar avroya revize edildi.
Ekonomik Rekabet Siyasete Sıçradı
Süreç sadece iki finans kurumu arasında bir piyasa mücadelesi olmaktan çıkmış durumda. UniCredit'in bir numaralı ismi CEO Andrea Orcel'in Alman bankasının hisselerini adım adım toplaması ve birleşme yönündeki yoğun baskıları, Almanya'nın iç siyasetinde de hararetli tartışmaların fitilini ateşledi. Siyasi arenada, ülkenin en büyük finans kuruluşlarından birinin yabancı sermayenin kontrolüne geçip geçmemesi gerektiği yönündeki polemikler giderek büyüyor.




