Merkez üssü Battalgazi ilçesi olan sarsıntı sabahın ilk saatlerinde geniş bir bölgede hissedildi. Televizyon yayınına katılan jeoloji uzmanı, yer altındaki stres birikimini tarihsel kırılmalar üzerinden anlattı. Uzman isim 17 Ağustos felaketinin ardından sürekli gündemde tutulan yıkım senaryolarının sismik verilerle uyuşmadığını savundu.

MALATYA'DAKİ YAPI BÜYÜK DEPREM ÜRETMEYECEK

Doğu Anadolu'daki sismik hareketlilik 2020 yılında yaşanan Sivrice depremiyle doğrudan bağlantı taşıyor. O dönem kırılan fay hattı batıya yönelerek Doğanyol üzerinden Pütürge sınırlarında durdu ve bölgedeki enerjiyi tam olarak boşaltamadı. Üşümezsoy güneydeki Pütürge bloğunun doğuya kayması gerektiğini ancak Sincik fayının bu hareketi ters yönden sıkıştırdığını aktardı.

İki zıt kuvvetin birbirini sıfırladığını belirten yerbilimci bu mekanizmayı şu sözlerle ifade etti:

"Küçük küçük bir sürü kırık olduğu zaman sürekli kırıklar tazelenir. Burada bir sürü bunun gibi kırıklar oluyor. Bu yapı büyük depreme dönüştürmez. Ama bir sürü 5'lik ve 6 arasında depremler olur."

MARMARA İÇİN BEKLENEN YIKIM SENARYOLARI BİLİMSEL DEĞİL

İstanbul ve çevresini etkilemesi öngörülen sismik tehlike yer altındaki tarihsel kırılmaların analiziyle farklı bir boyuta taşınıyor. Bir bölgede yedi büyüklüğünün üzerinde sarsıntı yaşanması için asgari seksen kilometrelik bir fay parçasının devasa bir enerjiyle yüklenmesi gerekiyor. Çoğu araştırmacı 1999 sonrasında denizin boydan boya kırılacağı tezini ortaya atsa da deniz tabanındaki araştırmalar başka bir gerçeği kanıtladı.

Gölcük ile Çınarcık arasındaki altmış kilometrelik doğu kesimi 1894 yılında kırılarak biriken enerjiyi çoktan tüketti.

Fay hattının batı ucu ise 1912 yılında Marmara Adası açıklarında kırılarak sismik yükünü büyük oranda boşalttı. Kırığın iki yana sürünerek ilerlediğini ve sürekli enerji sızdırdığını söyleyen Üşümezsoy süreci araba aküsüne benzetti. Uzman isim peş peşe gelen küçük sarsıntıların enerjisi tükenmiş bir fayda yeni bir gerilim biriktirmek yerine mevcut zayıf enerjiyi bütünüyle dağıttığını belirtti.

RİSK TAŞIYAN BÖLÜMLER ZATEN KIRILDI

Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara içindeki ilerleyişi tek parça halinde Adalar yönüne uzanmıyor. Sistem Yalova ve Çınarcık hattı üzerinden iki farklı kolla yoluna devam ediyor. Silivri ile Kumburgaz arasındaki fay parçasının altı veya altı buçuk bandında deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Büyükçekmece'den Yeşilköy'e uzanan hatta ise sismik tehlike barındıran bir kırık yer almıyor.

Önceki yıllarda 23 Nisan tarihinde yaşanan 6,3 büyüklüğündeki sarsıntı bölgedeki asıl riskli iki parçayı kopardı.

Silivri çukurunda beş büyüklüğündeki sarsıntıların gerçekleşmesi bilimsel açıdan son derece olağan görülüyor. Üşümezsoy, fay haritalarına baştan başa tek bir çizgi olarak bakarak kamuoyunda yersiz bir panik havası yaratan araştırmacıların toplumu yanılttığını düşünüyor.

Muhabir: Haber Merkezi