Lübnan'ın birçok bölgesinde cuma gecesi ile cumartesi arasındaki saatlerde, Lübnan yönetiminin soykırımcı israil ile imzaladığı "çerçeve anlaşmasına" karşı geniş çaplı protestolar düzenlendi. Halkın yanı sıra siyasi çevreler ve önde gelen isimler de anlaşmaya kesin şekilde karşı çıktıklarını açıkladı.
Başkent Beyrut'taki Ramlet el-Beyda bölgesi ile Başbakanlık binası çevresinde onlarca kişi toplanarak anlaşmayı protesto etti. Selim Selam bölgesinde ise göstericiler yolları kapattı ve lastik yakarak tepkilerini dile getirdi.
Beyrut'un güney banliyösündeki Müşrefiye başta olmak üzere çeşitli bölgelerde de kalabalık oturma eylemleri düzenlendi. Göstericiler, İsrail ile doğrudan müzakereleri kınayarak "çerçeve anlaşmasının" iptal edilmesini talep etti.
Protestolar, anlaşmanın açıklanmasının ardından başladı
Gösteriler, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Lübnan ile israil arasında bir "çerçeve anlaşmasına" varıldığını açıklamasının ardından başladı.
Rubio, söz konusu anlaşmanın ilk adım olduğunu ve ilerleyen süreçte hukuki bir çerçeveye kavuşturulacağını ifade etmişti.
Bu gelişme, israilin Lübnan'a yönelik saldırılarının sürdüğü, saldırılarda sivillerin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı ve kasaba ile köylerde geniş çaplı yıkımın yaşandığı bir dönemde geldi.
Netanyahu: Güvenlik kuşağında kalacağız
Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu ise anlaşmanın "israil için büyük bir başarı ve İran'a vurulan bir darbe" olduğunu savundu.
Netanyahu, israil ordusunun Güney Lübnan'daki "güvenlik kuşağında" kalacağını belirterek, "Direniş silahsızlandırılmadan bölge sakinlerinin geri dönmesine izin vermeyeceğiz." dedi.
Hizbullah: israil koşulsuz çekilmeli
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım da cuma günü yaptığı açıklamada, israilin önünde tek seçeneğin Lübnan topraklarının tamamından çekilmesi ve hava, kara ile denizden saldırıları durdurması olduğunu söyledi.
Kasım, israilin hiçbir ön koşul olmadan Lübnan'dan ayrılması gerektiğini belirterek, "Lübnan'ın egemenliğine aykırı hiçbir taahhüt kabul edilemez. Hiç kimsenin böyle bir anlaşmayı imzalama hakkı yoktur. Tüm çözümlerin sınırı Lübnan'ın tam egemenliği ve ülkenin tam bağımsızlığıdır." ifadelerini kullandı.
"Anlaşmanın hiçbir meşruiyeti yok"
Lübnan Caferi Müftüsü Şeyh Ahmed Kabalan da cuma akşamı yaptığı açıklamada, mevcut Lübnan yönetimi ile israil arasında imzalanan anlaşmanın hiçbir meşruiyeti bulunmadığını belirtti.
Kabalan, anlaşmanın en tehlikeli yönünün israil ordusuna, Lübnan ordusunun faaliyetleri ile işgal altındaki Lübnan toprakları üzerinde fiili vesayet yetkisi tanıması olduğunu belirtti.





