Lübnan ile soykırımcı israil, dört gün süren müzakerelerin ardından bugün (Cuma) Washington'da, iki taraf arasındaki beşinci doğrudan görüşme turu kapsamında bir çerçeve anlaşması imzaladı.
Müzakerelerin tamamlanmasının ardından gazetecilere açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, israil ile Lübnan'ın Washington'daki görüşmeler sonucunda bir çerçeve anlaşmasına vardığını belirterek, bunun ilk adım olduğunu ve "önümüzde hala yapılacak çok iş bulunduğunu" söyledi.
Anlaşmayı Lübnan adına Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad, israil adına ise Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter imzaladı.
Lübnan Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ise imzalanan çerçeve anlaşmasının, Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmek, düşmanlıkların kalıcı olarak sona ermesini sağlamak ve yerinden edilenlerin topraklarına dönmesine imkan tanımak için ilk adım olduğunu söyledi.
Müzakerelerin uzun ve zorlu geçtiğini belirten Muavvad, bu anın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevaf Salam'ın liderliği sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
israil: çekilme takvimi yok, öncelik Hizbullah'ın silahsızlandırılması
Soykırımcı israilin Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter ise İran ve müttefiklerinin anlaşma sürecini engellemeye çalıştığını ancak artık "oyun dışında kaldıklarını" öne sürdü.
Leiter, anlaşmada israilin işgal altındaki bölgelerden çekilmesine ilişkin herhangi bir takvim bulunmadığını açıkladı. Ayrıca ABD'nin Lübnan ordusuna Hizbullah'a karşı destek vereceğini söyledi.
Soykırımcı israilin güvenlik ihtiyacı sürdüğü sürece Lübnan'da kalacağını belirten Leiter, şu ifadeleri kullandı:
"Herhangi bir zaman çizelgesi yok ve buna ihtiyaç da yok. Güvenliğimiz için Lübnan'da bulunmamız gerektiği sürece kalacağız."
Geçmişte Lübnan ordusunun bölgelere konuşlanmasına rağmen Hizbullah'ın silahsızlandırılmadığını savunan Leiter, bu kez ABD desteğiyle Lübnan ordusunun girdiği her bölgede Hizbullah'ın gerçekten silahsızlandırılmış olmasının sağlanacağını iddia etti.
israilin çekilme hızının tamamen Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlı olacağını söyleyen Leiter, "Mesele israilin çekilmesi değil, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve tasfiye edilmesidir." dedi.
Ayrıca israilin gelecekte Lübnan'ın yeniden imarına katkı sağlamayı istediğini de öne sürdü.
Siyonist büyükelçi, anlaşmanın İran'ı Lübnan dosyasının dışına çıkardığını savunarak, Hizbullah'ın zamanla etkisiz hale getirilmesini ve Lübnan ordusunun daha önce Hizbullah'ın kontrol ettiği bölgelere konuşlanmasını hedeflediğini söyledi.
Lübnan'ın israili tanıyıp tanımayacağı yönündeki soruya ise Leiter, beş tur doğrudan müzakere yürütüldüğünü hatırlatarak, bunun başlı başına önemli bir gelişme olduğunu savundu.
Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevaf Salam'ın müzakere sürecine ilişkin açıklamalarını "liderlik örneği" olarak nitelendiren Leiter, Lübnan'ın yasalarında, israile bakışında ve kullanılan dilde zamanla değişiklikler olacağına inandığını söyledi.
Netanyahu: Güvenlik bölgesinde kalacağız
Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu ise anlaşmanın en önemli maddesinin israilin "güvenlik bölgesinde" kalmaya devam etmesi olduğunu belirtti.
Netanyahu, Hizbullah silahsızlandırılıncaya kadar israilin Güney Lübnan'da kalacağını söyledi. Anlaşmanın, israil ordusunun tavsiyesi doğrultusunda Lübnan ordusunun belirli bölgelere konuşlanmasına izin verdiğini ve uygulamanın iki deneme aşamasıyla başlayacağını söyledi.
Lübnan Cumhurbaşkanı: Devlet egemenliğinin yeniden tesisi için ilk adım
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, müzakerelere ev sahipliği yapan ve süreci destekleyen ABD yönetimineve Başkan Donald Trump'a teşekkür etti.
Avn, anlaşmayı "Lübnan devletinin ülke toprakları üzerindeki tam egemenliğini yeniden tesis etme yolunda atılan ilk adım" olarak nitelendirdi.
Lübnan Başbakanı Nevaf Salam ise ülkesinin anlaşma kapsamındaki temel yükümlülüğünün, silahlı kuvvetler aracılığıyla devlet otoritesini Lübnan'ın tamamına yaymak olduğunu söyledi.
Salam, israil ile varılan çerçeve anlaşmasının temel hedeflerinden birinin de israil güçlerinin Lübnan topraklarının tamamından çekilmesini sağlamak olduğunu iddia etti.





