Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Havana’ya yönelik tehditlerini tırmandırmasını kınayarak, ülkesinin Filistin, İran ve Lübnan’ın yanında durduğunu vurguladı.
Díaz-Canel, pazar günü yaptığı açıklamada, Trump’ın Küba’ya karşı askeri gerilim tehdidini artırdığı konusunda uyarıda bulunarak, son kararını sert şekilde eleştirdi.
Küba lideri, “ABD Başkanı, Küba’ya karşı askeri saldırı tehditlerini tehlikeli ve eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıyor” dedi. Ayrıca, “Gücü ne olursa olsun hiçbir saldırgan Küba’da teslimiyet bulamayacak, aksine egemenliğini ve bağımsızlığını savunmaya kararlı bir halkla karşılaşacaktır” ifadelerini kullandı.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Díaz-Canel, “Küçük ama zengin ve etkili bir kesimin çıkarlarını tatmin etmek için tehlikeli bir suç eylemine izin verilip verilmeyeceği belirlenmeli” dedi. Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesinin, ekonomik baskı yoluyla Küba’ya siyasi bir model dayatma girişimi olduğunu belirtti.
Küba Devlet Başkanı ayrıca Havana’nın Filistin davası ile İran ve Lübnan halkının yanı sıra Bolivarcı devrimi desteklemeyi ve “kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı” Nicolás Maduro’nun özgürlüğünü savunmayı sürdüreceğini ifade etti.
Trump, cuma günü imzaladığı kararnameyle Küba hükümetine yönelik ABD yaptırımlarını genişletti. Bu adımın, 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin kaçırılmasının ardından Havana üzerindeki baskıyı artırma amacı taşıdığı belirtildi.
Daha önce Washington yönetiminin Küba’daki durumu değiştirmek için çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini söyleyen Trump’ın, bu seçenekler arasında ülke üzerinde kontrol kurmanın da bulunduğunu ifade ettiği hatırlatıldı.
ABD’nin uzun süredir Küba hükümetini devirmeyi ya da zayıflatmayı hedeflediği belirtilirken, Havana yönetimi ise Trump’ın ülkeyi, kaynaklarını ve mülklerini ele geçirmeyi ve ada ekonomisini boğmayı amaçladığını belirtiyor. Elektrik krizi ve yakıt sıkıntısının ise ülkede derinleştiği kaydediliyor.





