Sadece kalıcı malzemelerin değil, kolay sökülebilir sistemlerin de binanın yapısını bozduğu kabul edildi. Komşuluk hukukunu zedeleyen adımlar neticesinde ciddi yaptırım mekanizmaları devreye giriyor. Resmi planda olmayan alan genişletmelerinin satış aşamasında bürokratik engellere takılacağı aktarıldı. Ev sahiplerinin cebinden çıkan paraların eski haline getirme cezasıyla sıfırlanma tehlikesi bulunuyor. İstanbul emlak piyasasındaki milyonlarca konut bu yeni içtihat ışığında büyük bir risk altında.
Yüksek yargı makamları, gayrimenkullerde kullanım alanını artırmak amacıyla atılan adımlara karşı son derece katı kurallar belirledi. İstanbul gibi yapı stoğunun son derece yoğun olduğu bir metropolde on binlerce daireyi etkileyebilecek bu emsal yaklaşım, mülk sahiplerinin yetki sınırlarını yeniden çizdi.

Yazılı izin prosedürü atlanamıyor
Ana gayrimenkulün dış formunu güvence altına alan Kat Mülkiyeti Kanunu, izinsiz inisiyatiflerin önüne güçlü bir set çekiyor. Kanun maddelerine göre binanın cephesini etkileyen her türlü teras ve balkon uygulamasında kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) onayı şart koşuluyor. Apartman yönetiminden veya sakinlerden onay almadan yapılan tüm eklemeler kaçak yapı hükmü yiyor. PVC, beton veya tuğla gibi kalıcı malzemelerle atılan her adım projeye aykırılık olarak kayıtlara geçiyor.
Emsal karar hiçbir malzemeyi ayırmıyor
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelen emsal kararları, sadece ağır yapı malzemelerini değil şeffaf sistemleri de mercek altına alıyor. Ev sahipleri tarafından çok sık yaptırılan cam balkon uygulamaları, binanın genel tasarımını değiştirdiği için izinsiz yapıldığında diğer yöntemlerle aynı yasal engele takılıyor. Bu tür işlemlerin ardından evin alanı fiziksel olarak büyüse bile resmi planda görünmemesi başka sorunlara yol açıyor.
Ciddi maddi zararlar ufukta görünüyor
Tapu senedindeki verilerle dairenin gerçek büyüklüğü arasındaki uyumsuzluk, satış aşamasındaki prosedürleri zora sokuyor. Olası bir şikayet durumunda mahkeme salonlarında açılan davalar, kaçak eklentiler için "eski hale getirme" kararıyla noktalanabiliyor. İstanbul'da binlerce liraya mal olan bu yapıların yıkılması mülk sahibini ciddi anlamda zarara uğratıyor. Ayrıca yapıyı eski formuna kavuşturmak için gereken bütçe de evi tasarlayan kişinin omuzlarına yükleniyor.





