George Cotsarelis'e göre saç rengi ister parlak kırmızı, ister koyu siyah, isterse bu renkler arasında herhangi bir ton olsun, doğal saç rengi saçta bulunan melanin miktarı tarafından belirleniyor.
Deri ve gözlerde de bulunan bu pigment iki ana türe ayrılıyor:
Eumelanin: Siyah ve kahverengi saçlardan sorumlu koyu pigment.
Feomelanin: Sarı ve kızıl saçlardan sorumlu açık renkli pigment.
Yaş ilerledikçe melanin üreten hücrelerin faaliyetini durdurması nedeniyle saçların büyük bölümü gri veya beyaza dönüyor.
Ancak birçok durumda saç rengi yalnızca estetik bir özellik olarak görülmüyor. Araştırmalar, bazı saç renkleri ile belirli sağlık sorunları arasında bağlantılar bulunduğunu gösteriyor.
Kızıl ve açık renk saçlar melanom riskini artırabilir
David Fisher, "İnsanlarda saç rengiyle ilgili en belirgin sağlık bağlantısı kızıl saçlı kişilerde görülüyor" dedi.
Kızıl saçlı kişilerin çoğunda çok açık ten bulunuyor. Bu kişiler kolay bronzlaşmıyor ve güneş yanıklarına daha yatkın oluyor. Bu durum da cilt kanseri riskini artırıyor.
Kızıl saçlı bireyler genellikle MC1R (Melanokortin-1 Reseptörü) adı verilen gende mutasyon taşıyor. Bu mutasyon, pigment üreten melanosit hücrelerinin feomelanin üretmesine neden oluyor. Feomelanin ise kızıl ve sarı saç renginden sorumlu pigment olarak biliniyor.
Araştırmalar, bu mutasyonu taşıyan kişilerde en tehlikeli cilt kanseri türlerinden biri olan melanom riskinin arttığını gösteriyor.
Bazı çalışmalar ise kızıl saçlı kişilerdeki melanom riskinin yalnızca ultraviyole ışınlarıyla açıklanamayabileceğini ortaya koyuyor. Ancak bu durum güneşten korunmanın önemini azaltmıyor.
Diğer araştırmalar, kızıl saçla ilişkili MC1R mutasyonunun Parkinson Hastalığı riskini de artırabileceğini öne sürüyor. Bilim insanları bu ilişkinin nedenini anlamaya çalışıyor.
Açık renk saçlı kişiler ağrıyı farklı hissedebilir
Araştırmalar, sarışın ve kızıl saçlı kişilerin ağrıyı diğer insanlardan farklı deneyimleyebileceğini gösteriyor.
Fisher ve ekibi, farelerde MC1R mutasyonunun etkilerini inceledi. Araştırmacılar bu mutasyonun bazı hormonların dengesini değiştirdiğini ve vücudun doğal opioid reseptörlerini artırdığını gözlemledi.
Bu reseptörler ağrı hissini baskılamaya yardımcı oluyor. Bu nedenle kızıl saçlı kişilerin bazı ağrı türlerine karşı daha yüksek dayanıklılık gösterebileceği düşünülüyor.
Ancak bazı araştırmalar bunun tam tersine, kızıl saçlı kişilerin bazı anestezi ve ağrı kesici türlerine daha az yanıt verdiğini ortaya koyuyor.
Sancy Leachman şöyle diyor:
"Kızıl saçlı kişilerin anesteziye daha az duyarlı olabileceğini gösteren bilimsel raporlar bulunuyor. Bu da anestezinin etkisinin daha çabuk geçmesi veya daha az etkili olması anlamına gelebilir."
Bilinen bir çalışmada, kızıl saç mutasyonunu taşıyan kişilerin diğer insanlara göre yaklaşık yüzde 20 daha fazla anestezi ilacına ihtiyaç duyabildiği gösterildi.
Araştırmalar ayrıca kızıl saçlı kişilerin diş hekimi ziyaretlerinden daha fazla korku veya kaygı duyma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar bunun nedeninin diş tedavilerinde kullanılan lokal anestezinin aynı etkiyi göstermemesi olabileceğini düşünüyor.
Koyu saçlı kişilerde saç dökülmesi riski
Saç dökülmesinin birçok türü bulunuyor.
Bunlar arasında kadın ve erkek tipi kalıtsal kellik ile saçın sürekli çekilmesine bağlı dökülmeler yer alıyor.
Araştırmalar, en yaygın saç dökülmesi türlerinden biri olan alopesi areata (saçkıran) hastalığının koyu saçlı kişilerde daha sık görüldüğünü ortaya koydu.
2024 yılında Birleşik Krallık'ta 500 binden fazla kişinin incelendiği bir araştırmada bilim insanları, farklı saç renkleri ve etnik gruplar arasında alopesi areata riskini karşılaştırdı.
Sonuçlar, siyah saçlı kişilerin kahverengi saçlılara göre daha yüksek risk taşıdığını gösterdi.
Araştırma ayrıca koyu saç renklerinin genel olarak bu otoimmün hastalıkla daha yüksek oranlarda ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Stres ve saçların beyazlaması
Saçlar, melanin üreten hücreler saç köklerinde çalışmayı bıraktığında gri ve beyaz renge dönüşmeye başlar.
Ancak bu süreç bazı kişilerde daha hızlı gerçekleşebilir. Genetik faktörler veya bazı sağlık sorunları erken yaşta beyazlamaya neden olabilir.
Fisher, "Kanıtlar gerçekten de stresin, pigment üreten kök hücrelerin kaybında önemli bir faktör olduğunu gösteriyor" dedi.
Stres sırasında sinir sisteminin aktivitesi artıyor ve bu durum saç kökleri de dahil olmak üzere vücuttaki sinirleri etkiliyor.
Sonuç olarak saç köklerinde norepinefrin adlı madde salgılanıyor ve bu madde melanin üreten hücreleri etkileyerek saçların beyazlama sürecini hızlandırabiliyor.





