ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma konusundaki ısrarlı açıklamaları, Avrupa başkentlerinde büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Fransa ve Danimarka, Washington’un bu tutumunu "egemenlik ihlali" olarak nitelendirerek, olası bir hamlenin transatlantik ilişkileri geri dönülemez bir noktaya sürükleyeceği uyarısında bulundu.

Fransa’dan ekonomik ve diplomatik uyarı
Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, mevkidaşı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile yaptığı temaslarda, Grönland’ı ele geçirme girişiminin "sınırı aşmak" anlamına geleceğini net bir dille ifade etti. Lescure, adanın hukuki statüsünü hatırlatarak şu kritik noktaların altını çizdi:

"Grönland, egemen bir devletin (Danimarka) parçasıdır ve aynı zamanda Avrupa Birliği ailesine aittir. Bu statüye yönelik herhangi bir müdahale kabul edilemez."

Lescure, olası bir işgal veya ilhak durumunda AB’nin yaptırım uygulayıp uygulamayacağı sorusuna, "Eğer bu gerçekleşirse, tamamen yeni ve bilinmez bir dünyayla karşı karşıya kalacağız. Hareket tarzımızı o günün koşullarına göre belirleriz," diyerek ucu açık ancak ciddi bir gözdağı verdi.

Danimarka: "Niyet değişmedi"
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, Trump’ın Grönland konusundaki arzusunun sadece bir söylemden ibaret olmadığını, Washington’un bu stratejik tutumunun değişmeden sürdüğünü doğruladı. Kopenhag yönetimi, adanın "satılık olmadığını" her fırsatta yineleyerek müttefiki ABD’nin bu tavrından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Trump’ın Motivasyonu: Milyar Varillik Enerji Rezervleri
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun (USGS) verileri, Trump’ın bu alışılmadık talebinin arkasındaki ekonomik motivasyonu gözler önüne seriyor. Adanın buzullarının altında yatan devasa potansiyel şu şekilde raporlanıyor:

Avrupa tarafı, Grönland meselesini sadece bir gayrimenkul tartışması olarak değil, uluslararası hukukun ve egemenlik haklarının korunması sınavı olarak görüyor. Washington’un bu "işgal" veya "satın alma" ısrarının, Batı ittifakı içerisinde derin çatlaklara yol açabileceği değerlendiriliyor.

Trump, geçtiğimiz Mart ayında, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun değerlendirmesine göre “yaklaşık 31,4 milyar varil petrol eşdeğeri” petrol ve diğer yakıt ürünleri ile yaklaşık 148 trilyon metreküp doğal gaz barındırdığı belirtilen adanın kontrolünü ele geçirme konusunu gündeme getirmişti.

Muhabir: Yakup YÜKSEK