Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi'ne ilişkin basın toplantısı düzenliyor.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirvesi'ni az önce başarıyla tamamladık.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir yük paylaşımı suretiyle askerî kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da atmış bulunuyoruz.
Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak Soğuk Savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere, bölgemizdeki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askerî yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerideyiz.
Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey'de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifaka yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık.
NATO Ankara Zirvesi'nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti. Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak ettiler. Bunu Türkiye'ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. Biliyorsunuz, Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı. Bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyoruz.
"HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE SAHİBİZ"
Türkiye olarak 1952 yılından beri ittifakın üyesiyiz ama biz sadece kara kuvvetlerinin tarihi 2 bin 200 yılı geçen tarihi şanlı zaferlerle geçen büyük bir milletiz. NATO'ya üye olarak 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı da kazandırdık. TSK milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi bertaraf edecek kudrete sahiptir. NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahibiz. İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk. NATO'ya en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.
"F-16 UÇAKLARIMIZ ESTONYA'DA KONUŞLANACAK"
İttifakın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız. F-16 uçaklarımız, ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği Misyonu kapsamında Estonya'da konuşlanacak. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi bu bakımdan mühimdir. Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı; üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretimden oluşan üç boyutlu derinlik sağlar. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın en güçlü sacayakları olacaktır.
Ülkemizin savunma sanayi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur. Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında ve savaş gemilerinde dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken, diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz.
"NATO BİRBİRİNE GÜÇ KATAN MÜTTEFİKLERİN İTTİFAKI OLMALIDIR"
Bu sabahki konuşmamda da ifade ettiğim gibi, Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki girişimleri NATO'yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği liderliğinin dikkatine getiriyorum. Şurası bir hakikattir ki Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dâhil edilmediğinde bu girişimlerin etkisi çok sınırlı olacaktır. Diğer yandan, müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor. Bunların amasız, fakatsız bir biçimde en kısa sürede kaldırılması gerekiyor. Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık.
Şunun altını bir kez daha çizmek zorundayım: NATO, birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır. Zirve kapsamında ev sahipliği yaptığımız Savunma Sanayi Forumu vesilesiyle, NATO'nun savunma sektörüyle daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi müttefikler tarafından kabul edildi.
Terörizm, NATO'ya yönelik iki ana tehditten biridir. Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara Zirvesi'nde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kez daha vurguladık.
UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI
Görüşmelerimizde Ukrayna'da 5. yılına giren savaşı ele aldık. Savaş artık bir yıkım makinesine dönüşmüştür. Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız, burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Türkiye tarafları bir araya getirmeye hazır.
NETANYAHU VE MİÇOTAKİS'E F-35 TEPKİSİ
(Netanyahu ve Miçotakis'in F-35 açıklaması) Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Miçotakis'in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına "Niçin bunları aldın?" diye bir düşünce belirttik mi? Hayır. Alabilir de satabilir de, Türkiye ise bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da alma hakkına da sahiptir. Bizler de bunun görüşmelerini yapıyoruz.
"BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35'lerle ilgili soruya "Bizi izlemeye devam edin." şeklinde yanıt verdi.
(Çelik Kubbe konusu) Çelik Kubbe Projesi, aynı zamanda NATO'nun bulunduğumuz bölgedeki en güçlü savunma unsurlarından biri olacaktır.
Bu konuda bütün adımlarımızı attık. Çelik Kubbe'de Türkiye her geçen gün daha da mesafe alıyor. Bunları zaman zaman kamuoyuna da sergiledik, sergiliyoruz ve sergilemeye devam edeceğiz. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa, bizde de Çelik Kubbe var.
(Türk-Yunan ilişkileri) Miçotakis'in özellikle Ege Denizi'ndeki sorunları çözme konusundaki düşüncesini ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah ilk aşamada dışişleri bakanlarımız görüşür, daha sonra gerekirse biz de masaya oturur ve bu konuyu ele alırız. Ama şunu açık ve net söyleyeyim ki sorunları çözmek birinci derecede liderlerin görevidir. Bu konuda aynı düşünceyi ben de paylaşıyorum.
(Barış müzakereleri) Daha adil bir dünya mümkün, ona çalışmamız gerekiyor. Onun içinde hep birlikte düşünen, uygulayan ve bu konuda adımları atması gereken her siyasetçi bu sorunu çözmek için kararlı yürüyüşünü sürdürmeli. Ben bu çözülemez demem tam aksine çözeriz diyorum. Hep birlikte bu adımı inşallah atacağız.
(Trump'ın F-35 açıklaması) Savunma sanayi önemli adımlardan bir tanesi ama bunun yanında ekonomik ilişkiler çok çok önemli. Ekonomik ilişkilerimizi ABD ile geliştirmek ülkemizin menfaatinedir. Bu konuyu ABD'de kabul ediyor, bu süreci böyle devam ettireceğiz. Gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konuda mutabıkız. F-35 konusunda da Sayın Trump aslında TÜrkiye'ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. F-35'lerin Türkiye'ye teslimi gerçekleştiği anda tüm dünya "ABD verdiği sözü tuttu" diyecek.
(CAATSA yaptırımları) Şuanda ABD'nin bize karşı uyguladığı bir yaptırım yok.





