İran İslam Cumhuriyeti Meclis Başkanı ve İran müzakere heyeti başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, çarşamba günü yaptığı açıklamada ateşkesi isteyen tarafın ABD olduğunu belirterek, İran'ın gücünün Avrupa ülkelerini yaptırımların kaldırılması konusunda Tahran'la müzakereye zorladığını söyledi.
Kalibaf, İran devlet televizyonuna verdiği röportajda, "Ateşkes peşinde koşan düşmandı. Biz başlangıçta bunu kabul etmiyorduk" dedi. Nihai metnin hazırlanması sürecinde 24 saat içerisinde metin üzerinde üç tur görüşme ve arabulucunun katılımıyla üçlü formatta üç tur müzakere gerçekleştirildiğini ifade etti.
İran'ın gücünün üç Avrupa ülkesini yaptırımların kaldırılması amacıyla Tahran'la müzakere arayışına ittiğini belirten Kalibaf, "İran'ın gücü, üç Avrupa ülkesini yaptırımların kaldırılması için İran'la görüşmeye mecbur bıraktı" ifadelerini kullandı.
Kalibaf ayrıca, "Düşman uçaklarının kalkış yaptığı herhangi bir ülkedeki herhangi bir havaalanı vurulabilirdi" dedi. "Düşmanın dili güç olduğunda onu terbiye etmek gerekir. Ancak müzakere masasına geldiğinde de onunla güvensizlik temelinde konuşulmalıdır" diye konuştu.
Müzakerelerin çerçevesine ilişkin değerlendirmesinde Kalibaf, İran heyetinin Devrim Lideri'nin talimatları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, "Heyetimizin görevi bu talimatları müzakerelerde hayata geçirmek ve uygulamaktır" dedi. Şu anda ele alınan konuların savaşın sona erdirilmesi ve fiilen gerçekleşmiş olan ablukanın kaldırılması olduğunu kaydetti.
Hürmüz Boğazı konusunda ise Kalibaf, boğazın artık savaş öncesindeki koşullara hiçbir zaman dönmeyeceğini söyledi. Uluslararası hukuk kapsamında boğazlara kıyısı olan ülkelerin hem hakları hem de yükümlülükleri bulunduğunu belirten Kalibaf, diğer ülkelerin verilen hizmetlerin bedelini ödemesi gerektiğini ifade etti.
"İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik hakkı vardır ve sunulan hizmetler karşılığında ücret alacağız" diyen Kalibaf, İran'ın dondurulmuş varlıklarının da ülkenin hesaplarına aktarılması ve Merkez Bankası'nın kullanımına verilmesi gerektiğini vurguladı.
Kalibaf, mutabakat zaptının 6. maddesinde İran'ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık bir kaynak öngörüldüğünü açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ablukayı beklenenden çok daha hızlı kaldırdığını söyleyen Kalibaf, "Ablukanın 30 gün içinde kaldırılması planlanıyordu ancak Trump bunu bir gecede kaldırdı. Bazı dostlarımız 30 gün sonra kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda endişeliydi fakat abluka üç gün içinde sona erdi" dedi.
Lübnan'a ilişkin değerlendirmesinde ise Kalibaf, ateşkesin kapsamının Beyrut'un Dahiye bölgesinden tüm Lübnan'a yayıldığını söyledi.
İran için en önemli güvencenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları değil, İran'ın gücü ve halkın birlikteliği olduğunu vurgulayan Kalibaf, "Karşımızda anlaşmaları bozan ve güvenilmeyen bir düşman olduğunu biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Kalibaf, konuşmasının sonunda mutabakat zaptını "Amerika'nın yenilgi belgesi" olarak nitelendirerek, halkın bu belgeyi göreceğini ve değerlendireceğini söyledi. Anlaşmanın "adıma karşılık adım" ilkesine dayandığını belirten Kalibaf, "ABD yükümlülüklerini yerine getirmezse biz de hiçbir adım atmayacağız" dedi.
Ayrıca anlaşma maddelerine uyulmaması konusunda uyarıda bulunan Kalibaf, "Düşmanın taahhütlerini yerine getirmediği her durumda politikamız farklı olacaktır. Ancak yükümlülüklerine uyarsa biz de uyacağız" diye konuştu.
Kalibaf sözlerini şöyle tamamladı:
"Eğer düşman ihanet etmek isterse biz sahadaki adamlarız. Diplomatik mücadele ile askeri mücadele arasındaki mesafe benim için çok kısa. Ellerimiz tetikte. Mantıktan anlamayanlara gücün diliyle mantığı anlatırız."





