Sosyal medyada daha fazla etkileşim ve takipçi kazanmak için sınır tanımayan paylaşımlara bir yenisi daha eklendi. Kocaeli’nin Darıca ilçesinde, canlı yayında eşinden şiddet gördüğünü iddia ederek yardım isteyen S.O. isimli kadının, paylaşımlarının tamamen kurgu olduğu ortaya çıktı.
TikTok üzerinden yaptığı yayında vücudundaki darp izlerini gösteren ve eşini suçlayan S.O.’nun görüntüleri, kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Görüntüleri ihbar kabul eden Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kadının can güvenliğini sağlamak amacıyla vakit kaybetmeden Darıca’daki adrese operasyon gerçekleştirdi.
Polis ekiplerince adresten alınan S.O., emniyetteki sorgusunda gerçeği itiraf etti. Yapılan incelemelerde vücudundaki yaraların ve yayındaki şiddet sahnelerinin kurgu olduğu belirlendi. S.O. ifadesinde, "daha fazla takipçi kazanmak ve paylaşımlarının daha çok etkileşim almasını sağlamak amacıyla" eşine iftira attığını kabul etti.
Olayın asılsız çıkması, kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. Özellikle "Kadının beyanı esastır" ilkesinin, bu tarz kurgularla suistimal edilmesi tepki topladı.
Hukukçular ve mağdur dernekleri, sadece Kocaeli’ndeki S.O. gibi "suçu itiraf edenlerin" buzdağının görünen kısmı olduğunu belirtiyor. Boşanma davalarında koz olarak kullanılan, nafaka veya velayet savaşlarında bir strateji haline getirilen asılsız beyanlar nedeniyle kaç erkeğin haksız yere cezaevine girdiği veya sosyal ölüme mahkum edildiği sorusu, vicdanları zorluyor.
Toplumun büyük bir kesimi, artık hukukun duygularla veya varsayımlarla değil, somut delillerle işlemesi gerektiğini savunuyor. Kocaeli’ndeki vaka, "beyan" üzerine kurulan sistemin ne kadar kolay manipüle edilebildiğini ispatlıyor.




