İstanbul’un kadim sokakları, bu yıl da sahur vaktinde o meşhur "güm güm" sesiyle yankılanmaya hazırlanıyor.

11 ayın sultanı Ramazan kapıdayken, şehrin 961 mahallesinde 3 bin davulcu sahne alacak.

Tüm İstanbul Muhtarları Federasyonu Başkanı Selami Aykut'un açıklamalarına göre, bu yıl hazırlıklar her zamankinden daha titiz. Sadece bir gürültü değil, bir kültür mirası olan bu gelenek için şu adımlar atıldı:

Sıkı Denetim: Davulcuların okuyacağı maniler tek tek gözden geçirildi.

Aile Geleneği: Görev yapacak 3 bin davulcunun büyük bir kısmı, bu işi babadan oğula devralan köklü ailelerden seçildi.

Korsana Geçit Yok: Mahalleliyi mağdur eden "korsan davulculara" karşı önlem alındı. Vatandaşların, kapılarını çalan kişinin boynundaki resmi yaka kartını kontrol etmeleri özellikle hatırlatılıyor.

"Gönül İşine Zorunluluk Sığmaz"

Ramazan davulculuğunun bir "bahşiş" geleneği olduğunu hatırlatan Aykut, bu işin maddi bir zorunluluktan ziyade bir gönül bağı olduğunu vurguladı.

Vatandaşlar, tamamen kendi arzularına göre, gönüllerinden kopan miktarda katkıda bulunabilecekler.

"Ramazan davulu sadece bir uyandırma servisi değil; çocuklara sahur heyecanını aşılayan, mahalle kültürünü diri tutan sosyal bir harekettir."

30 Yıllık Tokmak Sesi: "Hazırlıklar Tamam"

Sahur saatinin emektarları da en az mahalleli kadar heyecanlı. 30 yıldır İstanbul sokaklarını arşınlayan İsa Buldu, kostümlerinden manilerine kadar her şeyin hazır olduğunu belirtirken; 10 yıldır bu geleneği sürdüren Musa Bulur, halkın onları özlemle beklediğini ve bu manevi atmosferin parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade etti.

Kaynak: AA