Soykırımcı israilin ABD'ye yönelik casusluk faaliyetlerine ilişkin yeni iddialar gündeme gelirken, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) İsrail kaynaklı istihbarat tehdidi seviyesini şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıkardığı bildirildi. ABD istihbarat kurumları, israilin özellikle üst düzey Amerikalı yetkilileri izleyerek Washington yönetiminin İran'a ilişkin diplomatik ve askeri değerlendirmelerine dair bilgi toplamaya çalıştığından endişe ediyor.

Buna karşılık israil, geçmişteki örneklerine rağmen ABD'ye karşı casusluk yaptığı yönündeki suçlamaları reddetmeyi sürdürüyor. Bu alandaki en bilinen örneklerden biri, 1980'li yıllarda gizli belgeleri israile aktardığı gerekçesiyle tutuklanan ve ABD'de 30 yıl hapis yatan Jonathan Pollard vakası olmuştu.

Öte yandan israil, ABD'deki destekçileri aracılığıyla istihbarat iş birliğinin güçlendirilmesi için de girişimlerde bulunuyor. ABD Senatosu'nun önümüzdeki haftalarda ele alacağı yeni bir yasa tasarısı, israil ile istihbarat paylaşımını artırmayı hedefliyor. Tasarı, ABD başkanlarının Kongre'yi bilgilendirmeden israil ile istihbarat paylaşımını askıya almasını veya azaltmasını zorlaştıran düzenlemeler içeriyor.

ABD merkezli NBC televizyonunun cumartesi günü yayımladığı habere göre, Pentagon yetkilileri israile ilişkin casusluk tehdidi seviyesini "kritik düzeye" yükseltti. Yetkililer, kararın, israilin ABD yönetimi içinde İran'a yönelik diplomatik ve askeri stratejilere ilişkin iç tartışmaları öğrenmeye çalıştığı yönündeki kaygılar nedeniyle alındığını belirtti.

Mevcut ve eski ABD'li yetkililer ile uzmanlar, israilin özellikle Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı büyük çaplı askeri operasyonlara yeniden başlayıp başlamayacağını veya çatışmayı sonlandırmayı tercih edip etmeyeceğini öğrenmek istediğini ifade etti.

Mevcut ve eski diplomatlar ile ulusal güvenlik yetkililerine göre israil, yıllardır en yakın müttefiki olan ABD'ye karşı agresif istihbarat faaliyetleri yürütüyor. Bu durum uzun süredir Amerikan ulusal güvenlik ve diplomasi çevrelerinde rahatsızlık yaratıyor.

Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nin (CSIS) Savunma ve Güvenlik Programı Başkan Yardımcısı Emily Harding, NBC'ye yaptığı değerlendirmede, "israil son derece agresif bir istihbarat aygıtına sahip. Ne yaptığımızla çok yakından ilgileniyorlar." ifadelerini kullandı.

1980'lerde ABD Donanması İstihbaratı'nda görev yapan Jonathan Pollard, gizli belgeleri israile aktardığı gerekçesiyle mahkum edilmiş ve 30 yıl hapis yatmıştı.

Buna rağmen ABD'nin israil Büyükelçisi Mike Huckabee, geçen yıl temmuz ayında Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği binasında Pollard ile bir araya geldi. israilde özellikle sağ çevrelerde "kahraman" olarak görülen Pollard, Amerikalılar açısından ise vatana ihanet suçundan hüküm giymiş bir isim olarak değerlendiriliyor.

Pollard, 2020 yılında merhum iş insanı Sheldon Adelson'a ait özel bir uçakla israile gitmiş ve dönemin Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından resmi törenle karşılanmıştı. O dönemde yaptığı açıklamada Huckabee'ye serbest bırakılması için verdiği destek nedeniyle teşekkür eden Pollard, israil adına casusluk yaptığı için pişmanlık duymadığını söylemişti.

ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA), birkaç hafta önce israil ile ABD arasında İran savaşı nedeniyle artan gerilim üzerine karşı istihbarat değerlendirmesi yayımladı.

NBC'nin aktardığına göre DIA ayrıca kurum içinde yayımladığı bir notta israile yönelik tehdit seviyesini "kritik" olarak güncelledi. Bunun gerekçesi olarak, israilin ABD'li üst düzey yetkilileri izleyerek Trump yönetiminin bölgedeki savaşa ilişkin karar alma süreçleri hakkında bilgi edinmeye çalıştığı yönündeki artan endişeler gösterildi.

Kaynaklardan biri, DIA'nın yedi sayfalık değerlendirme raporunda israilin teknik istihbarat toplama ve casusluk kapasitesinin "kritik düzeyde" sınıflandırıldığını ve son dönemde yaşanan çeşitli olayların Washington'daki kaygıları artırdığını belirtti.

NBC'ye konuşan ABD'li kaynaklar, "Müttefiklerin ve rakiplerin birbirlerini gözetlemesi olağan kabul edilse de israilin faaliyetleri istihbarat dünyasında alışılmış sınırların ötesine geçti." değerlendirmesinde bulundu.

Ancak aynı kaynaklar, DIA'nın tehdit seviyesini bu kadar yükseltmesine yol açan belirli bir olaydan haberdar olmadıklarını da ifade etti.

İsrail basınından Ynet'in haberine göre yeni güvenlik talimatlarının ilk sonucu, ABD'li yetkililer ve diplomatlar için İsrail ziyaretlerinde çok daha sıkı güvenlik önlemlerinin uygulanması oldu.

Konuya yakın kaynaklar, üst düzey Amerikalı yetkililerin zaten İsrail ziyaretlerinde geçici telefonlar ve yeni bilgisayarlar kullandığını, otel odalarında özel görüşmeler yapmaktan kaçındığını belirtirken, alınan son kararlarla birlikte bu tedbirlerin daha da sıkılaştırıldığı ifade edildi.

Washington'daki israil Büyükelçiliği Sözcüsü ise, "israil ABD kurumları hakkında bilgi toplamaz; özellikle de Amerikan yönetimindeki üst düzey yetkililer hakkında kesinlikle bilgi toplamaz." açıklamasını yaptı.

Sözcü ayrıca, "israil istihbarat faaliyetlerini düşmanlarına yöneltir, müttefiklerine değil. Bunun aksini öne süren iddialar ya bilgi eksikliğinden ya da siyasi saiklerden kaynaklanmaktadır." dedi.

Pentagon konu hakkında yorum yapmayı reddederken, Beyaz Saray'dan bir yetkili ise haberin tamamını "asılsız" olarak nitelendirdi ve kaynağın "gerçekte neler yaşandığına dair hiçbir bilgi sahibi olmadığını" savundu.

Ynet'e göre ABD güvenlik kurumlarında hâkim olan görüş, israilin Trump'ın İran konusunda atacağı bir sonraki adımdan emin olmamasının, Washington yönetiminin gerçek niyetlerine ilişkin bilgi toplama girişimlerinin temel nedeni olduğu yönünde.

Haberde, ABD-israil istihbarat ilişkilerinin geçmişte de ciddi krizler yaşadığı hatırlatılarak Jonathan Pollard vakasına dikkat çekildi.

Ayrıca ABD'nin eski Başkanı Barack Obama döneminde İran ile yürütülen nükleer müzakereler sırasında da israilin görüşmeleri dinlediğinin ortaya çıktığı belirtildi.

Muhabir: Mehmet Yaman