İnsanların kimsenin hukukunu çiğnemeden, kimseye zarar vermeden, toplumsal inanç, gelenek ve göreneklere aykırılık teşkil etmeyecek tarzda giyinmeleri en tabii ve olağan haklarıdır. Dolayısıyla Müslüman bir toplumda kadınların örtünmesi, toplumun dini olan İslam`ın gereklerindendir. Tesettür nassa dayalı bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Kadınlar Allah`ın emri gereği örtünürken, örtüye yasakların getirilmesi, sırf örtündükleri için eğitim ve öğretimden mahrum bırakılmaları ve kamuya ait kapıların yüzlerine kapatılması olağan değil, zorbaca uygulamalar olup zulüm ve despotluktur.

Bugün örtü sorunu sadece ülkemizde yaşanmıyor. İslam söz konusu olunca, kadınların örtüsü gündeme gelince, medeni diye geçinen, insanların hak ve hukukunu korumada öncülük ettikleriyle övünen Batılı ülkeler birdenbire despot rejimlere dönüşüyorlar. Bazı ülkeler İslami örtünün kadınların toplumdaki varlıklarına engel teşkil ettiğini ileri sürüp, örtüye riayet etmeleriyle kadınların kendilerini engellediklerini, örtünün toplumsal faaliyetlerine kısıtlamalar getirdiğini, sosyal, siyasi ve kültürel alanda kadınların faaliyetlerine engel teşkil ettiğini, dolayısıyla ekonomik alanda toplumun darbe yemesine yol açtığını ileri sürüp kadınlar için olumsuz bir psikolojik ortam oluşturduğunu savunmaktadırlar.

Diğer bazıları ise örtüyü özgürlük ve demokrasiye aykırı olarak adlandırıp İslami örtüyle mücadele etmeye çalışmaktadırlar. İslami örtüyü bir görev ve sorumluluk olarak kabul edip buna riayet ederek örtünenlere şiddetle karşı koymakta, bunlar için toplumsal alanları daraltma, okul, üniversite, devlet daireleri ve hatta özel sektörde bile çalışmalarını engellemeye çalışmaktadırlar. Bütün bu zorbalıklar ve kısıtlamalar kendilerini insan haklarının ve demokrasilerin beşiği, kültür ve medeniyetin merkezi görüp ferdi ve toplumsal özgürlükleri savunanlar tarafından yapılmaktadır.

Oysa Mü`minler örtüyü Allah Teala`nın emri olarak kabul edip algılamakta, örtü sorumluluğunu Allah`ın diğer emirleri gibi bir emrin uygulanışı şeklinde kabul edip yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Allah`ın emirlerini yerine getirme başkalarının hoşuna gitsin ya da gitmesin onları fazla ilgilendirmemektedir. Bu alanda kimsenin kınamasından, engellemesinden ve tehditlerinden çekinmedikleri gibi, bıkıp vazgeçmemekte, doğru bildikleri yoldan yürümeye devam etmektedirler. Mü`min kadınlar Allah Teala`nın örtü emrini iffet, haya, temizlik, aile ve toplumun gelişimi, selameti ve kemalatı olarak algılamakta, kendilerine bir değer ve şahsiyet kazandıran örtüye riayet edip başkalarına da tavsiye etmektedirler.

Her dinin kendine has hükümleri vardır. Dinlerin bağlıları kendi iddialarının ispatı için dinlerinin kanunlarıyla amel ederek ve hayatlarına aktararak inandıkları gibi yaşamaya çalışırlar. İslam`ın mektebinde ise örtü, İslam`ın kesin ve uyulması gereken hükümlerinden olup Müslüman kadınlar inançları gereği bu emri yerine getirmekle yükümlüdür.

Allah`ın emri olduğundan dolayı örtünen Müslüman kadınlar bu giysileriyle siyasi bir simgeye bürünmüyor veya siyasi bir iş yapmıyorlar. Sadece Allah`ın emrine itaat edip kulluk vazifelerini icra ediyorlar.

Diğer taraftan Müslüman bir kadının Allah`ın emri gereği örtünmesi onda mutluluk ve ruhi bir huzurun oluşmasına yol açmaktadır. Ancak Allah`ın emri olduğunu bildikleri halde değişik sebeplerden dolayı bununla amel etmeyenlerde ise sıkıntı ve huzursuzlukların olduğu da gözlerden uzak değildir.

Örtüsüzlüğe gelince, toplumsal felaketlere yol açan bir etken olup öncelikle erkeklerde özellikle de gençlerde şiddetli bir heyecanın oluşmasına yol açmaktadır. Kadınların bedenlerini açmaları insanların bir kısmında cinsi içgüdü ateşini tutuşturmaktadır. Böyle bir durumda gençler ahlaksızlığa ve yozlaşmaya sürüklenmekte, toplumsal felaketlere zemin hazırlanmaktadır. Toplumda sıkça görülen tecavüzler ve katliamların önemli kısmına örtülerinden sıyrılıp bedenlerini ortaya koyarak insanların içgüdülerini harekete geçiren ve onları saldırganlığa iten kadınlar sebep olmaktadır. Neticede toplumun huzur ve sükûneti sarsılmakta, hayat insanlar için yaşanmaz hale gelmektedir.

İslami örtü hem kadınlar için hem de erkekler için huzur ve sükûnet kaynağıdır. Kadınlar, Allah`ın emirlerine uyup örtündükleri ve böylece vazifelerini icra ettikleri için huzur ve sükûnet içindedirler. Erkekler ise şehvet ateşinin kaynağı olan örtüsüzlüğün olmadığı ortamlarda, örtüsüzlüğün sebep olduğu sıkıntılardan kurtulmakta, huzur ve sükûnete kavuşmaktadırlar.

İslami hükümlerin uygulanmasının hedeflerinden en önemlilerinden biri Allah`a daha fazla yaklaşma olarak ifade edilebilir. Bu da takva ile elde edilebilir. İslami örtü kadına huzur kazandırdığı gibi nefis tezkiyesi ve takvaya ulaşması için iyi bir vesiledir aynı zamanda.

Allah Teala Mü`min kadın ve erkeklerin namahreme bakmalarını yasaklamıştır. Çünkü bakma tahrikin ilk adımı olup kadın ve erkeğin birbirlerini celbetmesinin ilk kıvılcımıdır. Bakışlardan sonra arada çekim oluşmakta böylece harama doğru kötü bir kayış yaşanabilmektedir. Hz. Ali (RA) bu konuda şunları dile getirmektedir: 'Namahreme bakmak, bütün fitnelerin başlangıcıdır'

Şehvet yüklü çirkin bakışlar içteki ateşi tutuşturmakta, bundan sonraki adım ise fahşaya ve ahlaksızlığa yönlendirmektedir. Namahreme bakma şeytanın tuzağına düşmektir. Ardından atılacak adım ise Allah`ın haram kıldığı fiillere doğru hareket etme, fitne ve fesada doğru yürüme, hem ferdin hem de toplumun huzur ve mutluluğunu bozmaya doğru yol almadır.

İnsan nefsani arzu ve isteklerini kontrol ederse, Allah Teala`nın buyurduğu gibi bakışlarını haram olan cezabiyetlerden uzaklaştırırsa, sonraki bozguncu adımı kendisinden uzaklaştırmış, böylece kendisini arındırma, geliştirme ve Allah`a yaklaşma yolunda ilerlemiş olur.

Örtü sorumluluğunu yerine getirmenin etkilerinden biri de, kadınlara kazandırdığı emniyet hissidir. Allah Teala şu güzel ifadelerle bu konuya ışık tutmaktadır: 'Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir' (Ahzab Suresi 59)

Allah Teala, kadınların İslami örtüye uymalarıyla; ahlaksız, şehvetperest ve kötü niyetlilerin eziyetlerinden kurtulacaklarını, örtünün bir emniyet duvarı gibi onları koruyacağını ortaya koymaktadır. Bir kadın İslami örtüye riayet etmeyip bedeninin önemli kısmını açarak dışarı çıkar, sokak ve caddelerde dolaşırsa, ahlaksız, şehvetperest ve kötü niyetli insanların gözleri onun üzerinde olacak. Bu bakışlar altında kendisini büyük bir eziyet ve işkence altında hissedecek. Oysa kadın ve kızlar İslami örtüye kamil bir şekilde riayet ederlerse, iffet ve vakarlarını korurlarsa, üzerlerinde örtüleri olduğu halde sokak ve pazarlarda işlerinin peşine gitseler hiç kimsenin dikkatlerini çekmeyecekler. Çünkü onların dikkat çeken bütün cazibeleri İslami örtüyle örtünmüş, başkalarını cezbeden hiçbir yönleri kalmamıştır.

Günümüz dünyasında toplumların yaşadığı büyük felaket, kadınların 'özgürlük' adı altında boş sloganlarla harekete geçirilmeleri, açılıp saçılarak açıp topluma katılmalarıyla kendilerini ve toplumu kuşatmaya sebep oldukları güvensizliktir. Saldırganlıklar, tecavüzler ve katliamlar kadınlar için korkunç bir dünyanın ve güvensiz ortamların oluşmasına yol açmaktadır. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde her gün karşılaştığımız çok sayıda olay örtüsüzlüğün toplumun güvenliğini nasıl da emip yok ettiğini ve ortalığı zindana çevirdiğini ortaya koymaktadır. Toplumda yaygınlaşan cinsi ve ruhi krizler bütün bunların ürünüdür. Örtüye savaş açan, toplumda örtüsüzlüğü yaygınlaştırmaya çalışanlar aslında kadının emniyet ve sükûnetini ateşe vermektedirler. Kadınların örtünmeleri ve örtü sorununun ortadan kalkmasıyla toplumu kemiren sıkıntıların önemli bir kısmı ortadan kalkacak ve kaybolan emniyet yeniden toplumu kuşatacak. Böylece cinayetler, katliamlar ve tecavüzler önemli oranda sona erecek.

İslami örtü Allah Teala`nın emri olduğu için Müslüman kadınlar her şart ve ortamda bunu sorumluluk bilinciyle kabul edip yerine getirmelidirler. Örtünmekle her şeyden önce kendilerini yaratan Allah`ın emrini yerine getirmektedirler. Örtüyle birlikte arınmakta, gelişmekte ve Allah`a daha fazla yaklaşabilmektedirler. Örtünen kadınlar kendilerinin ve ailelerinin etrafında güçlü bir emniyet duvarı örmekte, toplumu yıkan zararlı unsur olmaktan uzak durdukları gibi toplumun güvenliğine, toplumda huzur ve sükûnetin oluşmasına da önayak olmaktadırlar.

Doğruhaber