Söz konusu yasanın 7 Temmuz'da Temsilciler Meclisi, 15 Temmuz'da ise Senato tarafından kabul edildiğine işaret edilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Connolly'nin 23 Temmuz 2026'daki imzasıyla yasanın yürürlüğe girdiği hatırlatıldı.
Açıklamada, yasanın Uluslararası Adalet Divanının (UAD) Temmuz 2024'te yayımladığı ve İşgalcilere Filistin topraklarındaki işgalinin yasa dışı olduğunu vurgulayan danışma görüşüne dayandığı kaydedildi.
İrlanda'nın bu adımının Filistin diplomasi çabalarıyla uyumlu ve son derece ileri bir aşama olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bu karar, İrlanda'nın uluslararası hukuk ilkelerine ve adalete olan bağlılığını göstermektedir. Uluslararası hukuku uygulamak sadece siyasi bir söylem değil, devletlerin, yasa dışı işgal ve yerleşimlerden doğan durumları tanımama ve bunlara ticari, ekonomik veya finansal destek sağlamama yönündeki fiili bir hukuki yükümlülüğüdür."
Açıklamada, İrlanda'nın, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinden ithalatı yasaklayan yasayı yürürlüğe koymasının memnuniyetle karşılandığı bildirildi.
Diğer ülkelerin de benzer adımlar atarak yerleşimci sömürgecilik sistemiyle olan tüm ticari ve ekonomik ilişkileri sonlandırması gerektiği belirtilen açıklamada, tüm dünya parlamentolarına ve yasama organlarına, yerleşimci terör örgütlerine ve bu sisteme yaptırım uygulama, uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını harekete geçirme çağrısında bulunuldu.
MISIR'DAN AÇIKLAMA!
Mısır, İrlanda'nın işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan yasa dışı Yahudi yerleşimlerinden ürün ithalatını yasaklayan kanunu yürürlüğe koymasını memnuniyetle karşıladı. Mısır Dışişleri Bakanlığından İrlanda'nın söz konusu kararına ilişkin açıklama yapıldı.
İrlanda'nın yasa dışı İşgalci yerleşimlerinden ürün ithalatını yasaklayan kanuna ilişkin anayasal ve yasal süreçleri tamamlamasından memnuniyet duyulduğu belirtilen açıklamada, bu kararın uluslararası hukuk hükümleri ile uluslararası meşruiyet kararlarına bağlılığı yansıtan önemli bir tutum olduğu ifade edildi.
Açıklamada, kararın Filistin halkının haklarını ihlal eden ve adil ve kalıcı barışın sağlanması ihtimalini zayıflatan İşgalcilerin yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin reddedildiğini ortaya koyduğu kaydedildi.





