Sınır Engelini Aşamadı
Gazze'de yaşayan 36 yaşındaki baba Ala Salih Ebu Rebi ve anne İman Hamduna’nın evladı olan 2 yaşındaki Nidal için doktorlar, mevcut imkanların yetersizliği nedeniyle acil olarak bölge dışına sevk kararı almıştı. Ancak işgal rejiminin Gazze üzerindeki boğucu ablukası ve sınır kapılarını geçişlere kapatması, minik Nidal’in yaşam umudunu elinden aldı. Çıkış izni verilen hasta sayısının sembolik düzeyde tutulması ve geçişlerin sistematik olarak engellenmesi, tedavi sürecinin başlamasına izin vermedi.

Zamanında Müdahale Edilemedi
İleri tetkik ve uzman tedavisi görmesi gereken ancak işgal güçlerinin kısıtlamaları nedeniyle Gazze hapsinden çıkarılamayan Nidal, ihtiyaç duyduğu tıbbi desteğe ulaşamadan yaşam mücadelesini kaybetti. Aile, evlatlarını kurtarabilmek için verdikleri bürokratik ve insani mücadelenin işgal rejiminin katı duvarlarına çarpmasıyla büyük bir acı yaşadı.

Bir Kardeş Daha Hastanede Yaşam Savaşı Veriyor
Ebu Rebi ailesinin yaşadığı dram sadece Nidal ile sınırlı değil. Hayatını kaybeden minik çocuğun kardeşi Rital’in de sağlık durumunun kritik olduğu ve halen Gazze’deki Aksa Şehitleri Hastanesi’nde tedavi gördüğü öğrenildi. İmkansızlıklar ve abluka altında yaşam mücadelesi veren diğer kardeşin akıbeti, bölgedeki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.

"Tüm dünyaya yalvardım ancak kimse beni duymadı"
Nidal’in annesi İman Hamduna, çocuğunun dalak ve karaciğer büyümesi olduğunu ve yurt dışına sevk edildiğini belirterek, “Çocuğumun dışarıya çıkarılması için tüm dünyaya yalvardım ancak kimse beni duymadı. Yalvarmaktan sesim kısıldı. Her gün yalvardım. Kimse ne beni anladı ne de çocuğun acısını duydu.” dedi.

Hamduna, gözyaşları içinde, “Bugün oğlumu kaybettim. Kızımı da kaybetmek istemiyorum. Kızım şu anda Aksa Şehitleri Hastanesi’nde yatıyor.” ifadelerini kullandı.

Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde akrabalarının bulunduğunu ve tüm masrafları karşılamaya hazır olduklarını anlatan Hamduna, 9 aydan fazla sevk aldıklarını ancak tüm girişimlerine rağmen çocuklarının yurt dışına çıkışına izin verilmediğini vurguladı.

Baba Ala Salih Ebu Rebi ise “Vallahi çocuğumun tedavisi için böbreğimi satmaya hazırdım. Evet bugün oğlumu kaybettim, çok şükür cennete gitti. Her şeye rağmen elhamdülillah” dedi.

"Ruhumuzdan ruh gitti"
Ebu Rebi, oğlunun ve kızının yurt dışında tedavisi için sevk belgelerini göstererek, “Ruhumuzdan ruh gitti. Şimdi sadece kızım kaldı. Onu tedavi etmek için yurt dışına çıkış izni verilmesi için yalvarıyorum.” ifadelerini kullandı.

Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Halil el-Dakran, Gazze Şeridi’nde yurt dışında tedavi görmek için bekleyen 20 binden fazla hastanın olduğuna dikkati çekerek, özellikle ağır hastaların bölge dışına sevkinde ciddi zorluklar yaşandığını söyledi.

Dakran, hastaların tahliyesinde Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, gecikmelerin hastaların yaşamını riske attığını ifade etti.

Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı konumundaki Refah Sınır Kapısı, 21 ay aradan sonra, 2 Şubat'ta "sınırlı" şekilde iki yönlü geçişlere açılmıştı.

İşgal rejimin abluka ve saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nde yaklaşık 22 bin hasta ve yaralı, tedavi için bölge dışına çıkmayı bekliyor.

Muhabir: Yakup YÜKSEK