Geçtiğimiz hafta sonu Necef’teki Arad kentinde bir İran İslam Cumhuriyeti füzesinin yol açtığı saldırı ve kısa süre önce Dimona’daki isabet, özellikle güneyde yaşayan israilliler arasında bölgedeki koruma düzeyi hakkında soru işaretleri doğurdu. Söz konusu saldırılar ciddi maddi hasara ve çok sayıda yaralanmaya yol açtı.

israilliler esas olarak, israil hava savunma sistemlerinin güneydeki iki yerleşim üzerinde peş peşe gelen iki füzeyi nasıl engelleyemediğini sorguluyor. Bu hassas soru, daha derin bir tartışmayı da beraberinde getiriyor: Tel Aviv çevresi gibi merkez bölgelerin, hatta kuzeydeki Hayfa’nın, güneydeki çevre bölgelere göre daha iyi korunup korunmadığı.

israil değerlendirmelerine göre İran ve Hizbullah, hedef tespitini daha hassas hale getirmek için israil içindeki güvenlik kameralarına sızma girişimlerinde iş birliğini artırdı.

İbranice yayımlanan The Marker gazetesi, Çarşamba günkü haberinde İran’a israilin zayıf noktalarına dair ipucu verilmemesi gerektiğini yazdı. israil hava savunma sistemlerinin bölgelere göre farklı seviyelerde ve farklı araçlarla dağıtıldığı belirtiliyor. Hangi savunma aracının kullanılacağına karar verilirken, her saldırıya ilişkin değerlendirmeler çeşitli kriterlere göre analiz edilerek savunma sistemlerini yöneten algoritmalara entegre ediliyor.

Habere göre, her saldırıya karşı alınacak önlem standart değil; kullanılan mühimmatın türü ve korunacak bölgenin önemi gibi birçok faktöre bağlı. Örneğin Arava Vadisi’ndeki bir yerleşim, Eilat ya da Hayfa Körfezi’ndeki Bazan petrokimya tesisleri kadar korunmuyor. Benzer şekilde Eilat da Tel Aviv merkezi kadar yüksek düzeyde korunmuyor.

Koruma seviyesi; bölgedeki nüfus yoğunluğu, sığınak altyapısı, sivil tesislerin varlığı ve stratejik önem gibi unsurlara göre belirleniyor. Buna göre savunma algoritması, bölgeleri sınıflandırarak hangi tehditlere karşı nasıl bir müdahale yapılacağını belirliyor. Bir bölge bazı füze türlerine karşı korunurken, diğerlerine karşı daha zayıf kalabiliyor. Ayrıca pahalı Amerikan önleme füzeleri ile daha düşük maliyetli israil sistemleri arasında seçim yapılırken mevcut stok miktarı da dikkate alınıyor.

Bazı değerlendirmelerde, İran’ın neden doğrudan en kritik askeri havaalanları ve yüksek güvenlikli stratejik merkezleri yoğun şekilde hedef almadığı da tartışma konusu oluyor. Uzmanlara göre bunun temel nedeni, İsrailin çok katmanlı hava savunma sisteminin bölge genelinde eşit seviyede koruma sağlamaması ve bazı bölgelerin daha yoğun şekilde korunması. Bu nedenle İran’ın saldırılarını belirli noktalara yığmak yerine daha geniş alana yayarak savunma sistemlerini zorladığı, tek bir “başarısız büyük saldırı” yerine israile ekonomik ve psikolojik maliyeti artırmayı hedeflediği değerlendiriliyor

Stok meselesi

Yedek Tuğgeneral Ran Kochav, önleme füzelerinde asıl sorunun fiyat değil, stok miktarı olduğunu belirterek, “Asıl mesele elimizde ne kadar var ve ihtiyaçla nasıl kıyaslanıyor. Bu nedenle İsrail, daha çok alt katman savunma sistemlerine yöneliyor çünkü üst katman sistemler (örneğin Arrow füzeleri) çok daha değerli” dedi.

Savunma katmanları açısından da farklılıklar bulunuyor. Hayfa gibi stratejik bölgeler, diğer alanlara kıyasla daha fazla savunma katmanıyla korunuyor. Ancak israildeki hava savunma bataryaları tüm bölgeleri kapsamadığı için her yerde tüm sistemlerle koruma sağlanamıyor.

israil savunma sistemi ayrıca ABD’ye ait THAAD ve SM-3 gibi sistemlerle koordinasyon içinde çalışıyor, ancak bu sistemler de yalnızca belirli bölgeleri kapsıyor. Sonuçta tüm bu veriler savunma algoritmalarında birleştirilerek her bölge için en uygun savunma stratejisi oluşturuluyor.

Her bölgede 2-3 katman savunma

israil ve ABD savunma sistemleri arasında performans tartışmaları da sürüyor. Pazar günü bazı iddialar, güneydeki füzeleri Amerikan THAAD sistemlerinin engelleyemediğini duyurdu. Ancak gazete, başarısız olan sistemin “David’s Sling” olduğunu yazdı.

TSG şirketi yöneticisi Beni Youngman, olayın yaşandığı bölgede savunma sistemlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, “Tüm vatandaşlar sığınaklara girseydi, bu durum diğer yerlerde olduğu gibi atlatılabilirdi. Arad’da ağır bir füze binaların arasına düştü ve uyarı sistemi sığınaklara ulaşmak için yeterli süre tanıdı” dedi.

Youngman ayrıca, israilde her yerleşim bölgesinin en az iki ila üç katman savunma ile korunduğunu, bunun Arad, Dimona ve güneydeki kırsal yerleşimler için de geçerli olduğunu söyledi.

Önleme füzeleri tükenebilir

Habere göre israilin hava savunma kaynaklarının sınırsız olduğu algısı doğru değil. Savaşın başladığı üç hafta içinde İran yaklaşık 450 füze fırlattı. 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam sayı yaklaşık 1240’a ulaştı. Bu da son haftalardaki kullanım hızının son yılların en yüksek seviyesinde olduğunu gösteriyor.

İran’ın şu anda günde 10’dan az füze fırlattığı, bunun da ekonomik hesaplarla ilgili olduğu belirtiliyor.

Önleme füzelerinin üretimi hızlandırılmış olsa da stoklarda ciddi bir artış sağlanamadı. İdeal senaryoda her tehdide daha fazla füze ile karşılık verilerek başarı oranı artırılabilirdi; ancak mevcut stok sınırlamaları daha temkinli bir kullanım gerektiriyor.

Kochav, “Önleme füzeleri sonsuz bir kaynak değil” diyerek durumu özetledi.

Haberde, israilin uzun süre savunma sağlayabilecek kapasitede olduğu ancak hava savunma sınırlamaları nedeniyle savaş devam ettiği sürece ekonominin tam kapasiteyle çalışamayacağı belirtildi. Ayrıca savaşın sona ermesinin büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump’ın kararına bağlı olduğu, ancak israil ekonomisinin bu durumu uzun süre kaldıramayacağı ifade edildi.

israil siber kurumu: İran ve Hizbullah iş birliğini artırdı

israil Siber Kurumu Başkanı Yossi Kardi, İran ve Hizbullah’ın savaşın başından bu yana iş birliğini artırarak israildeki güvenlik kameralarına sızdığını duyurdu.

Kuruma göre bu süreçte hem doğrudan İran kaynaklı siber saldırılar hem de bağımsız hacker gruplarının saldırıları artış gösterdi.

28 Şubat’tan bu yana 61 israilliyi devşirme girişimi ve 25 “yabancı etki operasyonu” tespit edildiği açıklandı. Ayrıca savaşın başından bu yana güvenlik kameralarına yönelik 50 büyük saldırının engellendiği, ancak bazı girişimlerin düşük güvenlik seviyeleri nedeniyle başarılı olduğu da kabul edildi.

Muhabir: Mehmet Yaman