İran Adli Tıp Kurumu, son dönemde yaşanan saldırıların oluşturduğu ağır insani bilançoya dair resmi verileri kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, saldırılar neticesinde şehit olanların sayısının 3 bin sınırını aşarak büyük bir trajediye dönüştüğü belirtildi. Kurum yetkilileri, bu rakamın sadece birer istatistik değil, her birinin bir hayat ve birer aile dramı olduğunun altını çizdi.
Kimlik tespit çalışmalarında büyük zorluk yaşanıyor
Raporun en dehşet verici kısmı ise, ulaşılan cansız bedenlerin fiziki durumuna dair paylaşılan teknik veriler oldu. Adli tıp uzmanlarının incelemelerine göre:
Şehit olanların yüzde 40’ının vücut bütünlüğünün bozulduğu ve görsel yöntemlerle kimlik tespiti yapılmasının imkansız hale geldiği bildirildi.
DNA analizi zorunluluğu: Saldırıların şiddeti nedeniyle tanınmayacak hale gelen yüzlerce cenazenin kimliklerini belirleyebilmek için gelişmiş DNA testlerine ve genetik analizlere ihtiyaç duyulduğu açıklandı.
Adli tıp seferberliği: Kimlik tespit süreçlerinin ailelerin acısını dindirmek adına hızlandırılmaya çalışıldığı ancak mevcut tahribatın süreci oldukça zorlaştırdığı ifade edildi.
İnsani bilançonun görünmeyen yüzü
Açıklamada, saldırıların doğrudan sivil dokuyu ve yerleşim alanlarını hedef almasının bu denli ağır bir tablonun ortaya çıkmasındaki ana etken olduğu vurgulandı. Adli Tıp Kurumu, şehit olanların defin işlemlerinin büyük bir titizlikle ve dini vecibelere uygun şekilde yürütülmesi için ek ekiplerin görevlendirildiğini duyururken, uluslararası hukukun ihlal edildiği bu vahşetin boyutlarını bir kez daha raporlarla belgeledi.




