İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan 15'inci duruşmada, 33 tutuklu sanığın avukatlarının tahliyeye ilişkin talepleri dinlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı tutuklu sanık Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, müvekkilinin iki görevinin de birbiriyle ilintili olduğunu söyledi.

Ongun'un görev ve yetki alanının sınırlandırılmış bir çerçevesi olduğunu kaydeden Daniş, müvekkilinin İBB'nin her görev ve yetkisi altında sorumlu kılınmadığını savundu.

Daniş, Ongun'un, MEDYA AŞ'nin kadın çalışanları tahliye olana kadar tahliye olmak istemediğini kendisine ilettiğini aktararak, "Bugün artık sadece müvekkilim Ongun için tahliye talebinde bulunmam mümkün değildir." dedi.

İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü tutuklu sanık Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, müvekkilinin İBB ile hiçbir ilişkisi olmadığını savunarak, tahliyesine karar verilmesini ve malvarlığı üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etti.

İş insanı tutuklu sanık Adem Soytekin'in avukatı Simge Büyük, "Müvekkil delilleri karartan değil, beyanlarıyla dosyaya delil sunan ve bizzat aydınlatan kişidir, tahliyesini talep ediyorum." dedi.

söz alan Ekrem İmamoğlu, davada 3 hafta içerisinde yapılan savunmaların çok değerli olduğunu söyledi.

Heyetin kin, nefret, öfke ve önyargı taşıdığına inanmadığını ve inanmak istemediğini belirten İmamoğlu, "Allah'ın huzurunda, milletin şahitliğinde, yüzünüze karşı da bunu söylüyorum." dedi.

İmamoğlu, yargıçların sorumluluğunun çok büyük olduğunu kaydederek, "Adaleti dibe vurduk, çöküşteyiz. Evet, siz yargıçlar ya bu çöküşü derinleştirmeye devam edecek ya da bir çıkışı başlatacaksınız. Yani bundan sonra bu dava nasıl işleyecek, nasıl ilerleyecek inanın bu kararınız çok şey ifade edecek. Çok tarihi bir günün gecesindeyiz." diye konuştu.

Vicdan sızlatacak bir ortam yaşandığını savunan İmamoğlu, "Kes, kopyala, yapıştır, mantığıyla insanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerini adamış insanlar mı kaçacak? Çocuklarının anneleri mi kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim, bırakın kararı." beyanında bulundu.

İmamoğlu, "Buradaki yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır. Buradaki herkes serbest bırakılmalıdır. Tutuksuz yargılama haktır." ifadesini kullandı.

Davada, henüz savunması alınmayan 89 tutuklu sanığın avukatı ile Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğa karşı beyanları alınmış oldu.

Mahkeme heyeti, avukatlarının beyanlarının dinlenmesinin ardından tutukluluk incelemesi için duruşmaya ara verdi.

Kaynak: AA