HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye sert tepki gösterdi.
İmir, filonun tamamen insani amaçlarla hareket ettiğini ve silahsız aktivistlerden oluştuğunu vurgulayarak, uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahaleyi “tüm dünyanın ortak utancı” olarak nitelendirdi.
İmir, israilin soykırım, işgal ve yıkımı sistematik politika haline getirdiğini belirterek havada, karada ve denizde kuralsız şekilde hareket edildiğini ifade etti. Küresel sistemin bu duruma sessiz kalmasını eleştiren İmir, mevcut uluslararası düzenin “iflas ettiğini” söyledi.
Yunanistan’ın tutumuna da değinen İmir, Atina yönetimini “iş birliği yapmakla” suçlayarak bunun tarihe “kara leke” olarak geçeceğini belirtti.
Açıklamada, Sumud Filosu’na dahil gemilerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası sularda askeri eskort verilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca alıkonulan aktivistlerin ve el konulan gemilerin hiçbir şart öne sürülmeden derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
İmir, Türkiye’ye de çağrıda bulunarak, “tarihsel sorumluluğu gereği” bu tür müdahalelere karşı durması ve deniz güvenliğinin sağlanması için öncü adımlar atması gerektiğini ifade etti.
İmir açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak ve mazlum halka nefes aldırmak amacıyla yola çıkan uluslararası Sumud Filosu, siyonist terör rejimi tarafından bir kez daha hedef alınmıştır.
Tamamen insani amaçlarla hareket eden ve silahsız aktivistlerden oluşan bu filoya uluslararası sularda yapılan müdahale tüm dünyanın ortak utancıdır.
Soykırımı, işgali ve yıkımı sistematik bir politika haline getiren bu haydut oluşumun; havada, karada ve denizde hiçbir kural tanımadan vahşet saçmasına izin veren küresel düzen artık iflas etmiştir. Aynı anda birçok ülkede katliam gerçekleştiren bu odakların, yardım gemilerine "korsanvari" yöntemlerle çökmesi karşısında Yunanistan’ın sergilediği iş birliği tutumu ise tarihe bir kara leke olarak geçmiştir.
Yetkililer, sadece izlemekle yetinerek bu zorbalığa dolaylı yoldan icazet vermekten vazgeçmelidir.
Uluslararası sular üzerinde seyahat özgürlüğünü korumak adına, Sumud Filosu’na dahil olan teknelere derhal askeri eskort sağlanması bir zorunluluktur.
Hukuksuzca alıkonulan aktivistlerin ve gasp edilen gemilerin hiçbir şart öne sürülmeksizin derhal serbest bırakılması için tüm mekanizmalar harekete geçirilmelidir.
Bu noktada Türkiye’yi, tarihsel sorumluluğu gereği bu haydutluğa karşı durmaya ve denizde güvenliği tesis edecek adımlarda öncü olmaya çağırıyoruz.



