Adana’da, HÜDA PAR Gençlik Politikaları Başkanlığı tarafından madde bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Panelde son konuşmayı yapan HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, madde bağımlılığının bireysel bir sorun değil, tüm toplumu hedef alan çok yönlü bir tehdit olduğunu vurguladı.

Gençliğin derin bir bunalım içerisinde olduğunu ifade eden Dinç, bu arayış sürecinde bağımlılığın gençlere sahte bir “çıkış kapısı” gibi sunulduğunu belirtti. “Uyuşturucu” kavramı yerine “zehir” ifadesinin kullanılmasının daha doğru olduğunu söyleyen Dinç, bu maddeleri pazarlayan yapıların, nesli hedef alan birer terör örgütü gibi çalıştığını dile getirdi.

“En büyük yıkımı anneler yaşıyor”

Sahada yaptığı birebir görüşmelere değinen Dinç, bağımlılıktan en fazla etkilenen kesimin anneler olduğunu belirterek, ailelerin yaşadığı dramın çoğu zaman görünmez kaldığını söyledi. 80 bağımlı gençle görüştüğünü aktaran Dinç, “Anneler her gün evlatlarının gözlerinin önünde erimesine tanıklık ediyor. Bu, tarif edilemez bir yıkımdır” dedi.

Uyuşturucuyla mücadelenin, terörle mücadele kadar hayati olduğunun altını çizen Dinç, Türkiye’de terörsüz bir geleceğin konuşulduğunu ancak zehir tacirlerinin oluşturduğu tehdidin de aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi. “Hangi terör örgütü bir yılda 75 bin tutuklama yaşamıştır?” diyen Dinç, resmi verilerin durumun vahametini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

Liseli gençlerde alarm verici artış

Madde kullanımının özellikle lise çağındaki gençler arasında hızla yayıldığını vurgulayan Dinç, 2010-2020 yılları arasında kullanım oranlarının yüzde 26 arttığını, bazı maddelerde ise 2020-2023 döneminde beş kata varan artış yaşandığını aktardı. Gençlerin yüzde 42’sinin sosyal medya üzerinden maddeye ulaştığını söyleyen Dinç, emoji ve kripto para gibi yöntemlerle yapılan satışların tehlikeyi büyüttüğünü kaydetti.

“Sorun masa başında çözülemez”

Bağımlılıkla mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle yürütülemeyeceğini vurgulayan Dinç, sahaya inilmesi, gençlerle birebir temas kurulması ve maneviyatın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Alkolün bağımlılığa giden yolda öncü rol oynadığını belirten Dinç, zorunlu tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde sadece ilaç değil, irade ve değer inşasının da esas alınması gerektiğini söyledi.

Gönüllülerden oluşan üst kurul önerisi

Dinç, AMATEM gibi merkezlerin yalnızca tedavi değil, ıslah ve rehabilitasyon merkezleri haline getirilmesi gerektiğini belirterek; bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin yer alacağı gönüllülerden oluşan bir üst kurul kurulması çağrısında bulundu.

Konuşmasını “Bunlar bizim evlatlarımız” sözleriyle tamamlayan Dinç, madde bağımlılığıyla mücadelenin partiler üstü bir mesele olduğunu ve bu sorun çözülene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

Kaynak: İLKHA