HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere gittiği Diyarbakır’da, 6-8 Ekim olayları sırasında PKK’lı grup tarafından vahşice katledilen Yasin Börü’nün ailesini unutmadı. Şehit gencin ailesine yönelik bir nezaket ziyareti gerçekleştiren Yapıcıoğlu, bu anlamlı buluşmada ailenin iftar sofrasına da eşlik etti.

Ziyarette Börü ailesiyle bir araya gelen Yapıcıoğlu, aile fertleriyle bir süre sohbet etti.

Ramazan ayı dolayısıyla ziyaret sırasında iftarını da Börü ailesiyle birlikte açan Yapıcıoğlu, şehit Yasin Börü ve arkadaşlarının iyiliğin yayılması için çalışan örnek gençler olduğunu ifade etti.

Yapıcıoğlu, kötülüğün kurumsallaştığı bir dönemde onların sergilediği duruşun hafızalarda yer ettiğini belirterek, aziz şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

Ziyarette, Yasin Börü’nün babası Fikri Börü ve aile fertleri de hazır bulundu. Yapıcıoğlu, misafirperverliklerinden dolayı aileye teşekkür etti. Ziyaret, yapılan dua ve sohbetin ardından sona erdi.

ŞEHİT YASİN BÖRÜ KİMDİR?

2014 yılının Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da ve bölgenin diğer şehirlerinde yaşanan vahşet, Kürdistan'ın katliamlar tarihinde yeni bir sayfa açtı. Bir taraftan ceberut iktidarların insanlık dışı uygulamaları, diğer taraftan PKK'nın kuruluşundan bu yana başta kendisine biat etmeyen bölge insanına yönelik baskı ve saldırıları, 6-8 Ekim 2014'te yeni bir boyut kazandı.

HDP Genel Merkezi ve onun Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın çağrısıyla sokaklara inen PKK/HDP'liler "her yeri Kobani'ye çevirmek" üzere, Müslüman Kürt halkına karşı büyük bir kıyıma girişti. Ellerinde kurban eti, ihtiyaç sahiplerinin kapılarını aşındıran gençler, linç edildi, sakallı insanlar, tesettürlü kadınlar hedef alındı, cami ve Kur'an kursları ateşe verilip yağmalandı. Yaşanan saldırıların en önemli merkezi ise Diyarbakır oldu.

Diyarbakır'da Yasin Börü, Hüseyin Dakak, Hasan Gökgöz, Riyad Güneş, Turan Yavaş ve Cumali Güneş acımasızca katledildi. Bölgenin diğer illerinde de başta HÜDA PAR olmak üzere İslami kimlikli kişiler ve kurumlar hedef alındı. 6-8 Ekim süreci uzun sürdü ve bu zaman diliminde Bingöl'de Fethi Yalçın ile Cengiz Tiryaki de silahlı saldırı sonucu şehit oldu. Van'da Latif Şener, Kızıltepe'de Suriyeli Abdullah Muhammed Latif ve bacanağı Suudi Arabistan vatandaşı Fehad İbrahim Elduveric PKK'liler tarafından katledildi.

6-8 Ekim olayları kesinlikle bir prova değildi. Başta ABD olmak üzere uluslararası güçlerin desteğiyle yapılan apaçık bir operasyondu. Ancak bu operasyon Türkiye'ye karşı bir girişim değildi. Zaten bundan dolayı da devlet tüm olan bitene karşı sessiz kaldı ve sadece olayları izlemekle yetindi. Bu girişimin tek hedefi vardı. O da başta Diyarbakır olmak üzere Kürdistan illerindeki dindarları ve dindar halkın örgütlü yapılarını tasfiye etmekti. PKK kurulduğu günden beri bu amacı hep taşımıştır. Nitekim 90'lı yıllarda da benzer katliam girişimleri ve saldırıları olmuştu. Susa ve Başbağlar katliamları sadece birer örnektir.

Kaynak: İLKHA