HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Batman İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdi.
İşte değerlendirmede öne çıkan açıklamalar;
"Çok uzun yıllardır israil, Amerika'yı bu savaşın içine çekip İran'a saldırtmak istiyordu. Sonunda kendisine uygun bir 'deli adam' buldu ve o deli adamı ikna etti. Hatta o deli adamı, İran'ın Amerika'ya saldırmaya hazır olduğuna ve Amerika için de ciddi bir tehdit oluşturduğuna ikna etmiş gibi görünüyor; en azından Trump'ın söyledikleri bu yönde.
Amerika, israil ile birlikte İran'a çok sert saldırdı ve bunun karşılığında da İran, bölgedeki Amerikan üslerine yönelik misillemelerde bulundu. Bu elbette savaşın bölgeye yayılma riskini artırıyor. Çünkü neredeyse İran etrafındaki bütün ülkelerde Amerika'nın ya da NATO'nun üsleri var. Ve bu üslerden kalkan uçaklar ya da oradaki radar tesisleriyle bu savaş yürütülüyor. İran da misillemelerde bulunuyor ve bu misillemeler dolayısıyla bu Amerikan üslerine ev sahipliği yapan ülkeler, bu saldırı kendilerine yapılmış gibi değerlendirmeler yapıyorlar. Bunun kabul edilemez olduğunu dile getiriyorlar.
Anlaşılan o ki, alınan sert cevaplar dolayısıyla Amerika belki yaptığına pişman oldu ki, düşmüş olduğu bu bataklıktan nasıl çıkacağının hesabını yapıyor. Görünen o ki bölge ülkelerini savaşa sürükleyerek, adeta onları bir vekil güç olarak kullanmak istiyor. Eğer bölge ülkeleri, özellikle Körfez ülkeleri İran'a saldırırlarsa ve savaş Körfez'deki Arap ülkeleri ile İran arasında olursa; belki bunu bir mezhep savaşına ya da kavimler savaşına —yani Araplarla Farslar arasındaki savaşa— dönüştürebilirlerse, o zaman kendileri bu işten sıyrılma yönünde çok büyük bir adım atmış olacaklarına inanıyorlar.
Bir taraftan da Türkiye'deki iç kamuoyunda fitne ateşini körükleyici çalışmalar ve söylemler devam ediyor. Biz de uyarıyoruz; bunun kimseye faydası yoktur. Bu fitne ateşini kim körüklerse, yarın bir gün bu ateş genişlediğinde muhtemeldir ki onlar da içinde yanacaktır. Yazıktır, günahtır bu memlekete bunu yapmaya. Bin yılı aşkın bir süredir birlikte yaşamış ve aralarında yüz yıllardır hiçbir savaş yaşanmamış toplulukları birbirine karşı kışkırtmak, tam da Amerika'nın ve siyonizmin ekmeğine yağ sürmektir. Bu tuzağa düşmeyin diyoruz.
Özellikle de bu savaş ortamında 1300-1400 yıl önceki ihtilafları yeniden gündeme getirip, onları kaşıyıp yaraları bir daha kanatmanın siyonizmin ve emperyalist Amerika'nın çıkarlarına olduğunu ve onların işini kolaylaştırdığını görelim. Bunu görmemek için gerçekten gözünü kapatmak gerekir. Yoksa gözü açık olan her göz ve şuurlu her insan bunun farkındadır, bunu görüyordur. Birileri bile bile bunu kışkırtıyorsa o daha da vahimdir. Eğer bilmeden yapıyorlarsa, inşallah bu gaflet uykusundan Allah hepsini uyandırsın."


