Sosyal medyanın etkisi ve İslami Camialara karşı yapılan karalama kampanları neticesinde tam aydınlatılmadan suçlamalar yapıldı ve cezalar verildi ancak ortaya bir hukuk skandalı çıktı. İstanbul’da yaşayan Hatice Kübra Gümüşel’in küçük yaşta evlendirildiği iddiasıyla açılan davada yargı süreci devam ediyor. İlk derece mahkemesinin ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 20. Ceza Dairesi’ne taşınan dosyada, Gümüşel’in tutuklu eski eşi Kadir İstekli’ye 37 yıl, tutuklu baba Yusuf Ziya Gümüşel’e ise 19 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti. Dosya Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, hukuk ihlalleriyle dolu bir yargılama sonrasında verilen kararı 9 Nisan 2026’da bozdu. Yüksek Mahkeme, bozma gerekçesi olarak davanın seyrini etkileyecek ihlallere dikkat çekti.
GEREKÇELER DAVAYI ÇÖKERTTİ
Yeni Şafak'ın haberinde detaylara yer verilirken, Dosya hakkında 2012 yılında verilen “Kovuşturmaya gerek yok” (KYOK) kararının usulüne uygun kaldırılmadığını belirten Yüksek Mahkeme, “yeni delil” ve sulh ceza hâkimliği kararı olmadan yeniden kovuşturma yapılmasının kanuna aykırı olduğunu vurguladı. Davaya temel teşkil eden, soruşturma açıldıktan sonra gizlice çekilen manipülatif ses kayıtlarının “yasal delil” olup olmadığının tartışılmadığını vurgulayan Yargıtay, Hatice Kübra Gümüşel’in yaşıyla ilgili resmî kayıtların eksik incelenmesini de bozma gerekçesi saydı.
APAR TOPAR KARAR VERİLDİ
Yüksek Mahkeme, yargılama boyunca HTS kayıtlarının incelenmemesini ve tanıkların dinlenmemesini hukuka aykırı bularak bozma gerekçesi saydı. Ancak dosyayı yeniden ele alan BAM 20. Ceza Dairesi, Yargıtay’ın 9 bozma gerekçesiyle ilgili hiçbir adım atmadan, 4 Haziran’daki ikinci duruşmada apar topar kararını açıkladı. Kararında direnen mahkeme, Yargıtay’la dalga geçer gibi gerekçeler öne sürdü.
ALAY EDER GİBİ GEREKÇE
Yargıtay, bozma gerekçelerinden birisi olarak “2013 yılında verilen kovuşturmaya gerek yok (KYOK)” kararının usulüne uygun olarak kaldırılmamasını göstermişti. İstinaf, direnme kararında alay eder gibi bir gerekçeye sığındı. Dosyanın, KYOK kararından sonra Hatice Kübra Gümüşel’in 14,5-15 yaşında olduğu dönemde işlenen suçları kapsadığını öne sürdü. Oysa davanın başından beri Hatice Kübra Gümüşel’in 6 yaşında istismara uğradığı iddiası dillendirildi.
6 YAŞ YALANI ÇÖKTÜ
Yargıdaki bazı isimler tarafından basına yapılan servislerde 6 yaş iddiası merkeze alınarak sanıklar kamuoyu önünde lince maruz bırakıldı. Hem savcılık iddianamesinde hem de ilk derece mahkemesinin kararında Hatice Kübra Gümüşel’in 6 yaşından itibaren istismara maruz kaldığı iddiasına atıflarda bulunuldu. Gümüşel’in anne ve babasına yasa maddesinin üst sınırından ceza verilmesi de 6 yaş yalanıyla temellendirildi. Dosyayı iki kez ele alan ancak 6 yaş yalanına hiçbir itirazda bulunmayan BAM, direnme kararında 14-15 yaş arasında işlenen suçları incelediğini iddia ederek hem davayı çökertti hem de kendisiyle çelişti.
SES KAYITLARI ÇÖP OLDU!
BAM 20. Ceza Dairesi, Yargıtay’ın tartışmalı bulduğu ses kayıtlarıyla ilgili de kelime oyunu yaptı. Mahkeme, direnme gerekçesinde Hatice Kübra Gümüşel tarafından dosyaya sunulan konuşma kayıtlarının delil olarak kullanılmadığını iddia etti. Oysa kayıtlar neredeyse dosyadaki tek delildi. İddianamede geniş yer verildi, sanıklar çarşaf çarşaf servis edilen görüşme kayıtlarıyla hedef gösterildi. BAM 20. Ceza Dairesi, iki incelemesinde de kayıtlarla ilgili herhangi bir şerh düşmedi.
BÖYLE GEREKÇE GÖRÜLMEDİ!
Hatice Kübra Gümüşel’in yaşıyla ilgili resmî kayıtların eksik incelenmesi ve tanıkların dinlenmesi, sanık avukatlarının yargılama sürecinde defalarca gündeme getirdiği taleplerdi. Ancak hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf, ısrarla bu talepleri görmezden gelmişti. Yargıtay da bu eksikliği bozma gerekçesi saydı. Kararında direnen BAM 20. Ceza Dairesi, bu konuyu da ilginç bir savunmayla geçiştirdi. Mahkeme, devletin yetki verdiği kurumlardan alınan belgelerin incelenmesinin tüm belgeleri tartışmalı hâle getirebileceğini iddia etti. BAM 20. Ceza Dairesi, tanıkların dinlenmemesini ise “KYOK kararının verildiği dosyada tanıklar dinlenmişti” diyerek savundu.




