İran-ABD savaşının en tuhaf ve beklenmedik yönlerinden biri, muhafazakar din adamlarının etkisi altında diye küçümsenen İran İslam Cumhuriyeti'nin, sosyal medya savaşında üstünlük kurması oldu. İran, Gen Z teknoloji üreticilerini sahaya sürerek, alaycı ve mizahi içeriklerle Batılı kitlelere ulaşmayı başardı.
Buna karşılık Donald Trump, anketlerde Richard Nixon’ın azil dönemindeki seviyelere gerilerken, hatalar yapmaya devam ediyor. Kendini Mesih’e benzettiği Truth Social paylaşımını silmek zorunda kalan Trump, küresel ticaretin durmasından sorumlu tutulan bir pozisyona da sürüklendi.
İran’ın sosyal medya performansı, büyükelçilik hesaplarından Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Hükümet yanlısı hesaplar, Jeffrey Epstein skandalını Trump’ın savaşıyla ilişkilendiren yapay zeka destekli Lego videoları paylaşıyor ya da Batı’nın zayıf yönlerini mizahla hedef alıyor.
İran’ın Güney Afrika Büyükelçiliği tarafından paylaşılan bir videoda, Trump 1980’ler tarzı saç modeliyle bir rock yıldızı gibi gösterilerek Desireless’ın “Voyage Voyage” şarkısının “Blockade” adlı parodisini söylüyor. Video 24 saat içinde 45 binden fazla beğeni aldı. Trump’ın “Pers uygarlığını bitirme” tehdidinde bulunduğu gece ise aynı hesap, kameraya bakan bir köpek videosu paylaştı.
Bu içeriklerin arkasındaki isimler merak konusu olurken, IranWire bu hesapların arkasında eski bir siyasi müttefikin olabileceğini öne sürdü.
Johns Hopkins Üniversitesi’nden Orta Doğu çalışmaları uzmanı Narges Bajoghli, İran’ın iletişim stratejisini yakından inceleyen isimlerden biri. Bajoghli, İran’ın medya aygıtının içerik üretimi ve mesaj iletimi konusunda ABD’den daha hızlı davrandığını belirtiyor.
“İran, özellikle küresel sosyal medyada iletişim savaşını neredeyse tamamen tekeline aldı” diyen Bajoghli, İran’ın ana akım ABD medyasında etkili olamayacağını bildiğini, bu yüzden sosyal medyada söylemi ele geçirmeye odaklandığını ifade etti.
Bajoghli’ye göre İran’da genç içerik üreticilerine bu savaşın küresel anlatısını şekillendirme fırsatı verildi. Bu içerikler ABD’de sağdan sola farklı siyasi gruplar tarafından paylaşılmaya başladı.
“15 yıllık kariyerimde, farklı politik görüşlerin aynı içeriklerde bu kadar birleştiğini ilk kez görüyorum” diyen Bajoghli, İran’ın mesajlarının geniş bir kitleye ulaştığını belirtti.
ABD’nin anlatı üretiminde zorlanmasının nedenlerinden biri olarak ise Elon Musk’ın ABD Dışişleri Bakanlığı bütçesindeki kesintileri gösteriliyor. Pentagon’un daha çok kendi tabanına yönelik mesajlar verdiği, Trump’ın ise sosyal medyada dikkat çekici ancak etkisiz paylaşımlar yaptığı ifade ediliyor.
Bajoghli, İran’ın Arap dünyasında da “egemenlik” tartışmasını gündeme taşıyarak etkisini artırmaya çalıştığını belirtiyor. İran’ın, israilin bölgede tek egemen güç olma iddiasını sorgulayan bir söylem geliştirdiği ifade ediliyor.
Bu içerikleri üretenlerin ABD kültürüne hakim olduğu ve videoların İran devleti tarafından üretildiğinin anlaşılmaması için özel bir dil kullandığı iddia ediliyor.

Öne çıkan içeriklerden biri, Trump ve Netanyahu’yu Epstein skandalıyla ilişkilendirerek İran’daki okul çocuklarına yönelik saldırılarla kıyaslayan Lego temalı videolar oldu.
2024 yılında yaptığı bir konuşmada Ali Hamaney, “Medya, düşmanı geri adım attırmada füzelerden, uçaklardan ve dronlardan daha etkilidir. Tüm savaşlar bir medya savaşıdır. Kim medyada daha etkiliyse hedeflerine ulaşır” demişti.
Şu an için ise teknoloji devlerinin ülkesi olarak bilinen ABD’nin bu cephede geride kaldığı ifade ediliyor.




