• DOLAR 5.722
  • EURO 6.336
  • ALTIN 269.77
  • ...
Çocukların zihninde 'Allah yoktur' algısı oluşturulmak isteniliyor
Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız

İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) ile Peygamber Sevdalıları Platformu (PSV) tarafından, Şırnak'ın Silopi ilçesinde "İnternet ve Sosyal Medya" konulu seminer düzenlendi. Seminere, Peygamber Sevdalıları Vakfı sözcüsü ve aynı zamanda İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Mehmet Ali Altun ile Eğitimci-Yazar Kenan Çaplık katıldı.

Seminerini İlk önce gerçekleştiren Eğitimci-Yazar Çaplık, internet ve sosyal medyanın çocuk, aile ile Müslüman toplum üzerindeki tahribatına dikkat çekerek, "Kullandığınız sosyal medya ve internet, sizi kitaptan, Kur'an okumaktan, camiye gitmekten, çocuklarınız ve ailelerimiz ile ilgilenmekten alıkoyuyorsa gerçekten bir israfın içerisindesiniz demektir. Yani Dicle Nehrinin suyu gibi, zamanınızı boşa akıttığınızı ve bu noktada büyük bir vebalin altına girdiğinizi bilin." dedi

İnternet ile sosyal medya ortamındaki içeriklerin yüzde doksanının ruh sağlığına ve tevhidi inanca aykırı olduğunu belirten Çaplık, bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını ve internet üzerinden oynanan oyunların çocukların zamanlarını boşa harcamalarına ve şiddete yönelmelerine neden olduğuna vurgu yaptı.

Çizgi filmlerle "Allah yoktur" algısı oluşturulmaya çalışıldığını aktaran Çaplık, "Ben 10' çizgi filmi başta olmak üzere bütün çizgi film kahramanlarının tamamının birer proje olduğunu ve nasıl gayelerinin Allah inancının olmadığına dair çocuklarda bir algı oluşturma yönelik olduğunu bilelim. Bunların hiçbirisinin masum olmadığını bilmemiz gerekiyor. Çizgi filmde 'Ben 10' kolundaki saatine basıyor ve rivayetlerde geçen meleklerin özellikleri veya daha çoğu karşımıza çıkıyor. Böyle bir şey hiç bir insana verilmemiştir. İstisna örnek belki Hz. Süleyman'dır, O da Allah'ın Peygamberidir. Belki o bile çizgi filmde yapılanları yapamaz. Çünkü 'Allah yoktur' algısı oluşturulmak isteniliyor. Yani hiçbir internet sitesindeki oyunların masum olmadığını bilmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu

Çaplık, genellikle çocukların oynadığı oyunlarda şiddet içerikli oyunların arka planına işaret ederek, "Oyunlarda çocuğun eline silah veriliyor ve önüne geleni tarıyor. İslam'da böyle bir şey var mıdır, yoktur. Semavi dinlerde böyle bir şey yoktur. Ama modern insan algısında 'sadece ben varım ve herkesi yeneceğim, herkesi öldüreceğim ben güçlü olacağım ve ben yaşayacağım' oluşturulmak isteniliyor. Böyle bir şey ancak Allah inancının olmadığı yerlerde olabilir. Allah inancının olduğu kalpte ise korku olur. Biz, her şeyi yapamayacağımız için İslam inancını kabul ettik. 'Kötülük yapmayacağım, zina etmeyeceğim, adam öldürmeyeceğim, haram yemeyeceğim, kul haklarına girmeyeceğim' ahdi üzere Müslüman olmuşuz. Müslümanlar bunları yapsın diye internetle, sosyal medyayla, dizilerle; hanımlarımızı, çocuklarımızı ve eşlerimizi şimdiden alıkoymaya çalışıyorlar." ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşmalarını yapmak üzere kürsüye davet edilen Molla Mehmet Ali Altun, ihtiyacı gidermek için üretilen telefonun bilinçsizce kullanılmasıyla toplumun ifsadına neden olduğuna vurgu yaparak, telefonun Müslümanca kullanılmasıyla topluma ve inancına faydalı işlere imza atılacağını dile getirdi.

Altun, "Müslümanların bir özelliği, yaşarken Allah'a sorarak yaşamaktır. Allah'ı hayatın dışına çıkartıp kendi heva ve hevesi ile toplumun alışkanlıklarının akıntısına kendimizi kaptırırsak iman ve salih amel diye bir şey kalmaz. Onun için şeriatta Sedd-i Zerai diye bir usul vardır. Yani kötülüğe giden sebeplere ve araçlara set çekmek, ıslah etmek diye bir kural vardır. İmam Nebevi başta olmak üzere İslam âlimleri diyorlar ki, sazın kendisi haram değildir. Sazın tahtası, sazın teli, sazı oluşturan diğer her şey ile sesi haram değildir. Ama sazın hangi sıfatla kullanılacağı hükmü oradan çıkarılır. Sen eğer İslam için, İslam'ı hatırlatmak, gençleri coşturmak ve cihada alıştırmak için kullanırsan, bu sıfatlar sazı haram olmaktan çıkarır. Ama sen sazı bir eğlence, bir gaflet aracı olarak kullanırsan bu sıfatlardan dolayı saz haramdır. Bu sadece saza has bir mesele değildir. Bu örnektir ama bütün kural ve kaideler de bu şekildedir. Telefonu da bir saz gibi düşünelim, biz bunu bir mücahit, muttaki, âlim olarak kullanabiliriz. İçine doldurduğumuz sıfatlar, bunun helal veya haram noktasındaki hükmünü ortaya koyar." ifadelerini kullandı.

Seminer, yapılan dua ile son buldu. (İLKHA)

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız
Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir