• DOLAR 5.745
  • EURO 6.353
  • ALTIN 270.97
  • ...
Âlem İçinde Âdem (Doğrugenç Haftanın Yazısı)

Bir âlem ki panayır yeri. İçindekiler ise sadece oyalanmadan ibaret. Gelip geçici bir hayat, dünya hayatı. Yokluktan var edildi âlem, sonra âdem yani insan âlemde var edildi. Fakat o, insan varlığın değil yokluğun yok oluşun temsilidir. Var oluş ve yok oluş... Bu kudreti elinde bulunduran Yüceler Yücesidir sadece var olan. Âdem (insan, insanoğlu) aslında adem (yokluk, olmama, bulunmama) dir. Bir yokluktu ve var edildi. Bir gaye üzere eşref-i mahlûkat olarak yaratıldı.

Düşünsel açıdan girizgâhta bulunmamızın sebebi insanın var oluşu, Yaradan`ı, âlemi anlaması, kendisinde saklı âlemi, âlemde onu var edeni ve bütün bunların gayesini bulmasıdır. Her insan bir âlemdir. Allah âlemlerin Rabbidir. Öyle ki bütün bunlarda bir gaye, bir mesele, bir dava vardır, bir dert vardır. Bu âlemin var oluşunda, Hz. Âdem`in yaratılıp, dünyaya gönderilmesinde, bir silsile ile Hz. Âdem`den insanların çoğalmasında ve dönüm noktaları olan peygamberlerin gönderilmesinde bir dert yatmaktadır. Hakikat. Hakikati görüp ona teslim olmak. Bütün bu çarkın sebebi budur. Bu âlem için yaratılmamışken – eğer öyle olmasaydı fani değil baki olurduk – kendisi ve içindekilerle oyalanmamız, âlemin devrinde koşuşturmamız nedendir?

Evet, bir dert vardır. Öyleyse bu dert ile dertlenip, bu dertten başka derdimizin olmaması gerekmektedir. İçinde bulunduğumuz zamanda hak ve hakikatten başka derdi olmayanlara/derdiyoklara rastlamaktayız. Bu dertten bahsettik bu derdi dertlenenlerden bahsetmek olmazdı elbet. Şart ve şüphesiz, ama ve fakatsız, çıkar ve menfaatsiz hak ve hakikati dillerinden ve hayatlarından düşürmeyen ‘derdiyoklar`a günümüzde şahit olmaktayız. Şahit oluyoruz diyorum çünkü böylelerini görmek zor artık. Zorluğu ise yiğitlikte, cesarettedir. Hak ve hakikatten başka derdiyokça olmak cesaret ister günümüzde. Zindanı göze almaktır çünkü böyle ‘derdiyok` olmak. Günümüz Türkiye`sinde zindanları yeşerten yüzlerce âlimlerimiz, yiğit Müslüman ağabeylerimiz var. Ama bu dert onu gerektirir. Zindanı, taşı, iftirayı, ateşi, yiğitliği göze almayı gerektirir. Böylece cesur ve atılgan Müslümanların eliyle bu sancak yükselecektir Allah`ın izni ve kudretiyle.

Hakikat sancağını göğüsleyen âdem evvela ademdi. Yok iken var oldu, varlığını buldu. Varlığını, varlık sebebini unutan beşer, kendinde âlemin, âlemde âlemlerin, yokken var oluşunu sebepleri ile fark edip yaratıcıyı, âlemlerin Rabbini bulacaktır inşaallah.

 

Ş. Hüseyin Coşar / Van – Yaş: 22

 

Genç Yazarlar ile HASBİHAL

Van ilinden Ş. Hüseyin COŞAR kardeşimiz: Kainatta binlerce âlemin yaratıldığını bu kadar alem içinden aklı ve iradesiyle ön plana çıkan şerefli mahlukat olan insanın Adem`in varlığı ön plana çıkmıştır. Oysaki atamız babamız olan Hz. Âdem (a.s ) ve annemiz Hz. Havva`nın yaratılış gayelerine yani varlıklarına bakıldığında yokluktan var olagelmişlerdir.
Nedenlerin ilk nedeni olan kâinatın yaratıcısı, varlıkları yoktan var etmiştir. Genelde ilk insanın soyundan gelenlerin düşünürlerken sadece varlık noktasında düşünüp yokluğu dikkate almamaları eksik bir çıkarımdır. Varlığın güzelliğini görmek istememeleri ise bir nankörlüğün göstergesidir. Nankörlüğünü daha da ileriye götüren kendine yüklenen yükü hissetmeyip dünyevi yüklerin rahatsızlığından hep sitem eden insanın, uhrevi yükü de bu bağlamda değerlendirmesi hakikate göz yummadır.
İnsan unutmamalıdır ki gözlerini her açtığında hakikati karşısında görecektir. Hayata ters mantıkla bakmayı ön plana çıkarıp bu konudaki duygularınızı güzel ifade etmişsiniz. Teşekkürler. Bu tür örnek yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz. Allah`a emanet olun.

Markanız bizimle şehrin markası olsun
ŞEHİR MARKALARI
Reklam İletişim 0212 562 60 06

Bu haberler de ilginizi çekebilir