Tunceli'de 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kritik aşamaya gelindi.
Yaklaşık 5 yıldır "kayıp" olarak aranan Doku ile ilgili ulaşılan yeni deliller doğrultusunda, kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu geniş bir şüpheli ağına yönelik operasyon gerçekleştirildi.
Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı. Soruşturmada tutuklananların sayısı 11'e yükseldi.
"Kayıtlar profesyonelce silinmiş"
Soruşturma dosyasında yer alan en dikkat çekici bulgulardan biri, Gülistan Doku'nun kaybolmadan kısa süre önce Tunceli Devlet Hastanesine yaptığı girişe dair kayıtların dijital sistemden kasıtlı olarak silinmesi oldu.
Bilirkişi raporlarına yansıyan bilgilere göre, Doku'nun 31 Aralık 2019 saat 09.09'da hastaneye giriş yaptığı POLNET kayıtlarında sabit olmasına rağmen, hastane bilgi yönetim sistemindeki (HBYS) LOG kayıtlarının profesyonel bir müdahaleyle yok edildiği tespit edildi. Savcılık, silinen kayıtlarda Doku'nun "gebelik ve kalp sesi ölçümü" gibi başlıklarla muayene edildiğine dair izler bulunduğunu, bu verilerin kim tarafından silindiğinin araştırıldığını belirtti.
Gizli tanık "Şubat" ve mezarlık kazısı
Soruşturmanın seyrini değiştiren bir diğer gelişme ise "Şubat" kod adlı gizli tanığın beyanları oldu. Gizli tanık; Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş'ın Doku'yu öldürdüğünü, cesedin koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından Pertek ilçesindeki Koçpınar köyü mezarlığına gömüldüğünü, ancak 1-2 yıl önce yerinin değiştirildiğini iddia etti.
Bu iddia üzerine 12 Ocak 2025'te bölgede yer altı görüntüleme cihazlarıyla (YGC) yapılan taramalarda, uzmanlarca "bir şahsın gömülüp sonradan çıkarıldığına dair" toprak yapısında boşluk ve oksitlenme tespit edildi. Ancak yapılan kazıda herhangi bir kemik parçasına rastlanmadı.
Şüpheli Sonel'in savunması: İtibar suikastı
"Kasten öldürme" suçundan tutuklanan Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde tüm suçlamaları reddetti. Gülistan Doku'yu tanımadığını öne süren Sonel, "Benim ateşli silahım yok, sadece airsoft (oyuncak tüfek) merakım var. Adımın bu olayla anılması babamın vali olması sebebiyledir, bu bir itibar suikastıdır." dedi. Ancak savcılık, olay gecesi Sonel'in telefonunun Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde baz vermesini ve PTS kayıtlarını "kuvvetli suç şüphesi" olarak değerlendirdi.
Adalet Bakanı Gürlek: Ucu nereye giderse gitsin
Adalet Bakanı Gürlek, "Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır." ifadelerini kullanmıştı.




