İşgal rejiminin insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayarak onayladığı idam yasası, Gazze’de geniş katılımlı bir eylemle protesto edildi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) binası önünde bir araya gelen eylemciler arasında, hâlâ zindanlarda tutulan esirlerin yakınları ve özgürlüğüne kavuşmuş eski mahkumlar da yer aldı.

Göstericiler, ellerindeki pankartlar ve yükselttikleri sloganlarla, işgalci güçlerin bu gaddar yasasının bir an önce durdurulması gerektiğini vurguladı. "Filistinli esirleri yalnız bırakmayın" çağrısı yapan Gazzeliler, dünya kamuoyuna seslenerek vicdani bir duruş sergilenmesini ve esirlerin hayatının korunması için uluslararası mekanizmaların devreye sokulmasını talep etti.

Yasanın önüne geçilmesi çağrısı
İşgal hapishanelerindeki Filistinli esir Nebil Abdülaziz Salih’in eşi Hanan Salih, gösteri sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Tüm Arap dünyasından ve vicdan sahibi herkesten esirlerin idamını öngören bu yasayı durdurmalarını istiyorum." dedi.

İşgal hapishanelerinde tutulan Filistinli esirlerin herhangi bir suç işlememelerine rağmen alıkonulduklarını dile getiren Salih, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onların hiçbir suçu yok. Allah bize yeter. Tüm dünyaya ve vicdan sahibi insanlara, esirlerin idamını öngören bu yasayı durdurmaları için yeniden çağrıda bulunuyorum. Bu kadar zulüm yeter. Gazze fazlasıyla acı çekti. Esirlerin bir suçu yok, artık serbest bırakılsınlar."

"Eşimin gelmesini beklerken idam yasası çıktı"
Ramazan ayı ve bayramda eşinin serbest bırakılmasını umut ettiklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Salih, "Eşimin gelmesini beklerken esirlerin idam yasası çıkarıldı, yazıklar olsun.” diyerek tepkisini dile getirdi.

Artık bu kadar zulme dayanamadıklarını ifade eden Salih, "Çocuklar her gün babalarını görmek için uyanıyor. Kendisi yaklaşık bir buçuk yıldır hapiste." dedi.

İşgal hapishanelerinde çok sayıda esir bulunduğunu ve özgür bırakılmaları gerektiğini yineleyen Salih, "Eşimin bir suçu yok. Çocuklarıma her gün umut veriyorum ama artık ne söyleyeceğimi bilmiyorum. İnşallah idam edilmez ve özgürlüğüne kavuşur." ifadelerini kullandı.

"Filistinli esirleri yalnız bırakmayın"
İşgal hapishanelerinden kurtulan Filistinli Muaviye es-Sufi de esirleri hedef alan idam yasasını reddettiklerini belirterek, haberi büyük bir öfkeyle karşıladıklarını söyledi.

Yasa oylaması öncesinde hapishanelerdeki esirlere destek için gösteri düzenlediklerini belirten Sufi, şöyle devam etti:

"Yasanın reddedilmesini istedik ancak kabul edildi. Hapishanelerde büyük bir öfke var. Esirler, Filistin sokaklarında hareketlilik çağrısı yapıyor."

Sufi, Gazze’den dünyaya seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirterek, işgal rejiminde Batı Şeria’da ve dünya genelinde esirler için "Öfke Günü" düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Filistinli esirlerin idam yasasına karşı yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Sufi, şöyle konuştu:

“Gazze’yi yalnız bıraktığınız gibi esirlerimizi de yalnız bırakmayın. Gazze, tüm yaralarına rağmen esirlerimizi savunmak için ses yükseltiyor. Arap Birliği’ni bu yasaya karşı açık ve net bir tutum almaya çağırıyoruz."

Sufi, Avrupa’da Gazze için düzenlenen gösterilere işaret ederek, Filistinli esirler için de sokaklara çıkılması çağrısında bulundu ve esirlerin yıllarını dava uğruna hapiste geçirdiğini vurguladı.

"Bu yasaya karşı sert önlemler alınmalıdır"
İşgal rejimin 2 yılı aşkın süredir eşini tutukladığını belirten Siham el-Hatib, eşinin serbest bırakılmasını beklerken idam yasası haberiyle büyük korku yaşadıklarını ifade etti.

Hatib, idam yasası haberini büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını belirterek, eşinin özgürlüğü için dua etmekten başka çareleri olmadığını söyledi.

Filistinli mahkumlara idam cezası öngören yasa
İşgal Meclisi, 30 Mart Pazartesi Filistinli tutuklulara idam cezasını öngören tartışmalı yasa tasarısını 48 ret oyuna karşı 62 evet oyuyla onaylamıştı.

Onaylanan yasaya göre, cezanın infazı işgal Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen gardiyanlar tarafından asılma yoluyla gerçekleştirilecek. İnfazı gerçekleştiren gardiyana kimlik gizliliği ve cezai dokunulmazlık tanınacak.

İdama mahkum edilen kişiler ayrı bir gözaltı merkezine yerleştirilecek ve yetkili kişiler dışında kimse onları ziyaret edemeyecek, avukat görüşmeleri ise sadece görüntülü olacak.

Savcılığın talepte bulunmasına gerek kalmaksızın idam cezasının verilmesinin mümkün olacağı ifade edilen tasarıda, idam cezası için oy birliği şartının aranmayacağı ve kararın basit çoğunlukla verileceği belirtiliyor.

İşgal rejimin işgali altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin yargılandığı askeri mahkemelerin de idam cezası verebileceği, bu cezada Savunma Bakanı'nın yargı heyetine görüş bildirme hakkının tasarıda yer aldığı aktarıldı.

İşgal altındaki bölgelerde yaşayan Filistinli mahkumlara idam cezası verilmesi halinde af ve temyiz yolunun kapanacağının tasarıya eklendiği kaydediliyor. İşgal rejiminde yargılanan mahkumlar için ise idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilebilecek.

Onaylanan yasada, "israil'in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailli veya burada yaşayan birini öldürmek" idam cezasına çarptırmak için gerekçe gösteriliyor.

Muhabir: Muhammed AYDEMİR