Gazze'de enkazlar, biriken çöpler ve zarar gören altyapı nedeniyle kemirgenler hızla çoğalırken, bölge halkı her gün bu tehlikeyle yüz yüze yaşıyor.
Yemek kaplarında, yataklarda ve çadırlarının her köşesinde farelerle karşılaştıklarını ifade eden Filistinliler, özellikle çocuklarını korumakta çaresiz kaldığını dile getiriyor.
Farelerin sürekli yeni delikler açarak çadırlara girdiğini belirten Filistinliler, bunun adeta her gece yaşanan bir mücadeleye dönüştüğünü ifade ediyor.
Kemirgenlerin oluşturduğu tehlike yalnızca korkuyla sınırlı değil. Özellikle kronik hastalığı bulunan kişiler için durum daha da riskli.
Diyabet hastası çocukların fare ısırıklarını fark edemeyebileceği ve küçük yaraların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Bu nedenle bazı aileler, maddi imkânsızlıklara rağmen daha güvenli bir yer bulabilmek için büyük fedakârlıklar yapmak zorunda kalıyor.
Sağlık yetkilileri, Gazze'de kemirgenlerin hızla yayılmasının üç temel nedeni olduğunu belirtiyor: Biriken çöpler, tahrip edilen kanalizasyon sistemi ve enkaz altında kalan cesetler. Bu durum, kemirgenler için uygun bir üreme ortamı oluştururken, aynı zamanda hastalık riskini de artırıyor.
Uzmanlar, kemirgenlerin sadece ısırıklarla değil, idrar ve dışkıları yoluyla da hastalık taşıdığını ve bunun özellikle çocuklar ile yaşlılar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Hastanelere başvuran vakalarda da artış gözlemlendiği bildiriliyor.
Öte yandan siyonist rejimin, kemirgenlerle mücadelede kullanılan bazı ilaçların Gazze'ye girişini engellediği belirtiliyor.
Belediyeler ise hem ekipman eksikliği hem de altyapı yıkımı nedeniyle soruna etkili bir çözüm üretemiyor. Çöp yığınlarının şehir içinde birikmesi, kemirgenlerin çoğalmasını daha da hızlandırıyor.
Yetkililer, Gazze'de yaklaşık 8 bin 500 parçalanmış cesedin hâlâ enkaz altında bulunduğunu ve bunun da kemirgenlerin yayılmasına zemin hazırladığını ifade ediyor.
Gazze'de yaşayan siviller, savaşın ardından şimdi de "sessiz bir istila" ile mücadele ediyor. Kemirgenlerin her geçen gün arttığı bölgede halk, yaklaşan yaz aylarıyla birlikte tehlikenin daha da büyümesinden endişe ediyor.




