TBMM'de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşuyor.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Sevdanız için, salonlara sığmayan şu muhabbetiniz için her birinize teşekkür ediyorum.
Bu heyecanınız, 86 milyonun umutları çoğaldığı gibi bizim de azmimizi artırıyor. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI DÜZENLEMESİ
CHP jet sosyetesinin ne emekli, ne devletle ilgileri olmadığını çok iyi biliyoruz. Yönettikleri belediyelerde emekçilere düzenli ödeme yapmayanların, kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların belediyeleri iflasa sürükleyenlerinin benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor.
Malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifinin genel kurul çalışmaları başladı. En kısa sürede yürürlüğe girmesini bekliyoruz.
Bu rakam göreve geldiğimiz sadece 66 liraydı. Dolar bazında 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak.
Emeklilerin taleplerine hiçbir zaman kulak tıkamadık. Emekliler bizim başımızın tacıdır. Bugüne kadar emeklilerimizi sahip bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Biz meydanlarda vaat verip, göreve gelince rantçı olanlara benzemeyiz.
Millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur. Rehavete kapılanlara da yer yoktur.
GENÇLER İÇİN KREDİ VE BURS ARTIŞI
2002 yılında üniversite öğrencilerine verdiğimiz kredi ve burs 45 liraydı. Biz zaman içinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık, hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl 34 milyar lira ödeme yaptık.
2026 yılında kredi ve burslarda yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencisinde 4 bin liraya yükselttik. Gençlerimize ve ailelerine hayırlı olsun diliyorum.
SURİYE'DEKİ GELİŞMELER
Ülkemizde, bölgemizde, dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit olduğumuz iki haftayı geride bıraktık.
SDG adlı yapı olumlu hiçbir adım atmadı. 10 Mart Mutabakatında uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere ve askerlere saldırmayı sürdürdü.
SDG denilen yapının uzlaşmaz tutumuydu. Tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Ancak SDG denilen yapının tavrında değişiklik olmadı. Suriye ordusu Ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi.
Öncelikle şunu bir kez daha hatırlatmak isterim; Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz.
Sınırımızda ayrılıkçı yapıya rıza göstermeyiz. Başarılı operasyonlarından dolayı Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyorum. Çatışmalar sırasında şehit olanlara rahmet diliyorum.
TÜRKİYE BAYRAĞINA SALDIRI
Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.
Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.
Bayrağımıza uzanan kirli elleri muhakkak bulacak, hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.
'ÜLKEMİZE ZARAR GELMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ'
Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz. Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz.
Şunu da özellikle ifade etmek isterim. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik.
Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar. Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır.
Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Bizim hiçbir ülkenin toprakların gözümüz yok, hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız. Ama ülkemize zarar gelmesine de müsaade etmeyiz. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz.
TRUMP GÖRÜŞMESİ
Dün ABD Başkanı Trump ile verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa zamanda siviller özgürlüklerine kavuşur, herkesin kendini güvende hissedeceği bir Suriye inşa edilmiş olur.
Haberin Ayrıntıları Geliyor...





