Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından öne çıkanlar:

Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu ifade ediyorum.

Kut'ül Amare zaferi şanla şerefle yazılmış kahramanlık destanı olarak yerini aldı. Bu zafer muhteşem bir başarıdır. Bölgemiz sancılı bir dönemden geçiyor. Bugün de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız, bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenmemizdir. Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır.

Türkiye'nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleri ile kucaklaşması, ortak tarih ve gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışması tenkit edilecek değil, takdir edilecek bir politikadır. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz. Dostluğumuzu bozmaya kimsenin gücü yetmez. Kimseye eyvallah demeyeceğiz. Zafer marşlarımızı dostluğumuzla söylemeye devam edeceğiz.

"İlk kez kiralık konut uygulamasını hayata geçireceğiz"

4 ay gibi bir sürede 500 bin hak sahibimizi belirledik. 2027 Mart itibarıyla anahtarları teslim edeceğiz. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız üzülmesin. Önce 500 bin konutu yapacağız.

''Gerilim siyasetiyle işimiz olmaz''

Gerilim siyasetiyle, kutuplaştıran polemiklerle, millete faydasız sahte, sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Bunların hiçbirinde yokuz. Olmadık, olmayacağız. Rabbim ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek, inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız.

23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik.

CHP'ye tepki

CHP Genel Başkanı yine bir sürü ithamda bulundu. Seviyesiz ifadelerle partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Şu derin çelişkiyi herkes görüyor; yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Basın özgürlüğünden bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığımız? Bu mu demokrasi anlayışınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler, cürmünüz kadar yer yakarsınız.

Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız üstünlüğünüzden değil yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder... Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim; Allah bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin.

Terörsüz Türkiye süreci

Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacak. Maruz kaldığımız tüm sabotajlara rağmen süreçte 18'inci ayı geride bıraktık. Birçok kritik eşiği aşmaya başladık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Siyasi partilerimizin desteğiyle bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir. Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir. Süreci zorlaştıran, yokuşa süren her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz.

Siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclis'i tıkamasına müsade edemeyiz. Biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek meclisin çalışması demektir."

Muhabir: Mehmet Yaman