NORVEÇ DANİMARKA VE İSVEÇ'TEN İSİMLER VAR!
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche'ın, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha kamuoyuyla paylaştıklarını bildirmesinin ardından, belgelerdeki Norveç, Danimarka ve İsveç'ten kraliyet isimleri dikkati çekti.
NORVEÇLİ PRENSESİN ADI YÜZLERCE KEZ GEÇİYOR
Norveç'te yayın yapan NRK, yeni belgelerde Prenses Mette-Marit'in adının yüzlerce kez geçtiğini vurgulayarak, 2011'deki bir e-posta yazışmasında prensesin Epstein'ın ismini internette araştırdığını kendisiyle paylaştığını aktardı.

ÜSTELİK PİŞKİN!
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit de Norveç medyasına yaptığı açıklamada, Epstein'ın yaptıklarından sorumlu olduğunu ifade ederek, "Epstein'ın geçmişini daha iyi araştırmadığım ve nasıl bir insan olduğunu yeterince çabuk anlamadığıma yönelik sorumluluğu üstleniyorum. Bundan dolayı derin üzüntü duyuyorum." dedi.
Epstein'a ilişkin yanlış kararlar aldığını aktaran Prenses, "Epstein ile herhangi bir şekilde iletişim kurduğum için pişman olduğumu belirtmek isterim. Bu durum son derece utanç verici." diye konuştu.
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 2019'daki açıklamasında da Epstein ile buluşmasından pişmanlık duyduğunu aktarmış, 2013'te iletişimini kestiğini öne sürse de prensesin 2014'te Epstein ile Florida'da bir araya geldiği ortaya çıkmıştı.
DANİMARKA KRALI VE İSVEÇ PRENSESİ DE VAR
Epstein dosyasına ilişkin açıklanan yeni belgelerde adının 2 kez geçtiği ifade edilen Danimarka Kralı Frederik'e ilişkin kraliyet açıklama yaptı.

Kraliyet, ulusal basınla paylaştığı açıklamada, Kral Frederik'in Epstein ile hiç tanışmadığını kaydetti.
Yeni açıklanan belgelerde ise Kral Frederik'in prens olduğu dönemde Epstein'ın iş bağlantılarından bir iş adamı ile görüştüğü ve bir kez özel bir akşam yemeğine katıldığı iddia edildi.
Belgelerde adı geçen bir diğer ismin ise İsveç Prensesi Sofia olduğu aktarıldı.

İsveç medyası, Prenses Sofia'nın 2012'de Epstein özel davetlisi olarak New York'ta bir film gösterimine katıldığını ifade etti.
İsveç Kraliyet Sarayı ise daha önce yaptığı açıklamada, Prenses Sofia'nın 2005'te Epstein ile birkaç kez görüştüğünü ancak 20 yıldır onunla hiçbir temasının olmadığını belirtmişti.
İDDİALAR KORKUNÇ!
2019 tarihli olduğu öne sürülen bir FBI e-posta zincirine dayandırılan bazı iddialar, Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Belgede yer alan söz konusu yazışmaların Epstein mağdurlarından birine ait ifade içerdiği ve Epstein’ın düzenlediği iddia edilen partilerde “akıl almaz işkenceler” yaşandığına dair son derece ağır iddiaların yer aldığı görülüyor.
28 Ağustos 2019 tarihli yazışmayı içeren belgelerde şu iddialar yer alıyor;
“İddia edilen mağdur tarafından açıklanan birkaç noktayı daha eklemek istiyorum:
• Ayaklarının bir pala ile kesildiği ancak iz bırakılmadığı, ritüelistik bir tür kurban etme uygulamasının mağduru olduğunu söyledi.
• Yatta bebeklerin parçalandığını, iç organlarının çıkarıldığını ve insanların yediğini gördüğünü ifade etti.
• George Bush Sr. tarafından da istismara uğradığını söyledi.”
Gabriela Rico’nun çığlıkları yeniden gündemde
Belgenin ifşasının ardından 2009 yılında Meksika’da çekilen ve son yıllarda yeniden dolaşıma giren bir video, kamuoyunda tartışma oluşturmaya devam ediyor. Görüntülerde, Gabriela Rico adlı bir kadının lüks bir otelin önünde büyük bir panik içinde bağırarak yardım istediği görülüyor. Rico, görüntülerde katıldığı bir ''elit'' davette “iğrenç şeylere tanık olduğunu” söylüyor ve defalarca “insan eti yediler” ifadelerini kullanıyor.
Videoda Rico’nun panik halinde olduğu, çevresindekilere yaşadıklarını anlatmaya çalıştığı ve otelden kaçtığı anlar yer alıyor. Kadın, davette bulunan bazı kişilerin “insanlık dışı eylemler” gerçekleştirdiğini dile getiriyor ve yaşadıklarının kendisini dehşete düşürdüğünü söylüyor. O anlarda güvenlik görevlileri ve polis ekiplerinin müdahalesi dikkat çekiyor.
Olayın ardından Gabriela Rico hakkında kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı kaldı. Yerel kaynaklara yansıyan bazı kayıtlarda, Rico’nun daha sonra psikiyatrik bir kliniğe götürüldüğü ardından da ortadan kaybolduğu bildiriliyor.
TÜRKİYE'DEN ÇOCUKLAR KAÇIRILDI MI?
Epstein davasında mağdur sıfatıyla ifade veren “Jane Doe”, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerden İngilizce bilmeyen ve reşit olmayan kızların özel jetlerle taşındığını öne sürdü.
Jane Doe’nun ifadesine göre Epstein, özellikle Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Asya ülkeleri ve farklı coğrafyalardan kız çocuklarını tercih etti. Bunun gerekçesi ise açıkça ifade edildi:
“İngilizce bilmeyenleri seçiyordu çünkü daha savunmasızdılar ve yaşadıklarını ihbar edemiyorlardı.”
İfadelerde yer alan bilgilere göre, söz konusu kızlar Avrupa, Karayipler, Afrika ve ABD’deki Epstein’a ait malikânelerde yıllarca sistematik cinsel istismara maruz bırakıldı. Epstein’ın yöntemi ise benzer bir şema izliyordu:
Modeller, aktrisler ve tanınmış isimler aracılığıyla genç kızlara ulaşılıyor, istismar başlıyor, ardından politikacılar, iş insanları ve kraliyet üyeleri bu sürece dahil ediliyor,
Yaşananlar kayıt altına alınıyordu.
Skandal yalnızca istismar iddialarıyla sınırlı değil. ABD Senato Finans Komitesi tarafından JPMorgan Chase’e gönderilen resmi raporda, Epstein’ın mali hareketlerine dair çarpıcı bilgiler yer aldı.
Rapora göre Epstein’ın hesaplarından, Rus bankaları (Sberbank ve Alfa Bank) üzerinden yaklaşık 200 milyon dolarlık şüpheli para transferi gerçekleştirildi. Bu transferlerde açıklama kısımlarında “kadın ve kız isimlerinin” yer aldığı, para trafiğinin geçtiği ülkeler arasında Rusya, Türkmenistan, Belarus ve Türkiye’nin bulunduğu belirtildi.
Epstein dosyaları, Epstein'ın Southern Trust Company şirketinin 2015 yılında bir Rothschild firmasına "risk analizi" için 25 milyon dolar fatura kestiğini ve sözleşmenin alt kısmında Ariane De Rothschild'in imzasının bulunduğunu gösteriyor.
Epstein'ın Southern Trust Company şirketi, çocuk kaçakçılığına mali destek sağlıyordu.
KİMLER YOK Kİ!
Jeffrey Epstein davasıyla ilgili mühürleri kaldırılan mahkeme belgeleri ve FBI dosyalarında, toplumun her kesiminden yüzlerce isim geçiyor. Üst düzey isimlerin yer alması dünyanın sapkın bir çete tarafından yönetildiğini ortaya koyar nitelikte.
Siyasetçiler ve Devlet Adamları
Bu isimler, Epstein'ın özel uçağıyla seyahat eden veya onunla sosyal etkinliklerde bir araya gelenler.
Bill Clinton: Eski ABD Başkanı. (Uçuş kayıtlarında adı sıkça geçmektedir.)
Donald Trump: ABD Başkanı. (Belgelerde Epstein ile geçmişteki tanışıklığına ve bazı iddialara değinilmiştir, ancak FBI bu iddiaları asılsız olarak nitelendirmiştir.)
Prens Andrew: İngiliz Kraliyet Ailesi üyesi. (Cinsel istismar iddialarıyla doğrudan suçlanan ve mağdur Virginia Giuffre ile uzlaşmaya giden en kritik isimlerden biridir.)
Ehud Barak: Eski İsrail Başbakanı.
Al Gore: Eski ABD Başkan Yardımcısı.
Bill Richardson: Eski New Mexico Valisi ve ABD BM Elçisi.
Howard Lutnick: ABD Ticaret Bakanı. (Adaya öğle yemeği için gitme planları yaptığına dair e-postalar mevcuttur.)
İş ve Teknoloji Dünyası
Bill Gates: Microsoft kurucusu. (Epstein ile hayırseverlik üzerine görüştüğü belgelerde yer almaktadır.)
Elon Musk: Tesla ve SpaceX CEO'su. (Belgelerde adaya gitmekle ilgili Epstein ile yazışmaları olduğu iddia edilmiştir; Musk ise bu iddiaları reddetmiştir.)
Richard Branson: Virgin Group kurucusu.
Leon Black: Apollo Global Management’ın eski CEO’su.
Les Wexner: Victoria's Secret'ın eski sahibi (Epstein'ın ana finansörü olarak bilinir).
Hollywood ve Eğlence Dünyası
Bu isimlerin birçoğu, Epstein'ın malikanelerinde düzenlenen davetlere katıldıkları veya tanık ifadelerinde isimleri geçtiği için listededir.
Kevin Spacey: Oyuncu.
Michael Jackson: Şarkıcı (Epstein'ın evinde görüldüğü tanık ifadelerinde geçer).
David Copperfield: İllüzyonist.
Leonardo DiCaprio, Cate Blanchett, Cameron Diaz, Bruce Willis
Mick Jagger: Rolling Stones solisti.
Chris Tucker: Oyuncu ve komedyen.
Naomi Campbell: Model.
Bilim ve Akademisyenler
Stephen Hawking: Ünlü fizikçi (Adayı bir konferans sırasında ziyaret ettiğine dair fotoğraflar ve belgeler mevcuttur).
Marvin Minsky: Yapay zeka öncüsü (Mağdur ifadelerinde adı geçen isimlerden biridir).







