Türkiye'de ev hanımlarının emeklilik süreci, sosyal güvenliğin en çok konuşulan konuları arasında yer alıyor. Özellikle ev hanımlarının mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde nasıl bir yol izlemesi gerektiği yönünde bazı belirsizlikler yaşanıyor. Uzman isimler, sistemin gerekliliklerini ve kadınların yararlanabileceği avantajları tek tek sıralayarak, sosyal güvence kapsamına girmenin önemini vurguluyor. İşte ayrıntılar...
EMEKLİLİKTE ÜÇ TEMEL ŞART

SGK Uzmanı Murat Göktaş, katıldığı bir yayında sistemin işleyişini anlatarak ev hanımlarının mevcut durumunu değerlendirdi. Sosyal güvenlik çatısı altına girmenin gerekliliğini vurgulayan Göktaş, temel kriterleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de emeklilik sistemi kadın ya da erkek fark etmeksizin üç temel kritere dayanıyor. Birincisi prim gün sayısını doldurmak, ikincisi belirli bir sigortalılık süresini tamamlamak ve üçüncüsü de gerekli yaş şartına ulaşmak. Ev hanımı olmanız bu üç şartı ortadan kaldırmıyor. Dolayısıyla sistemin dışında kalmamak için mutlaka bir şekilde sosyal güvence kapsamına girmeniz gerekiyor”
MEVCUT DÜZENLEMELER NE DURUMDA?
Kadınlara yönelik özel ayrıcalıkların olup olmadığı konusuna da değinen uzman isim, güncel tabloyu aktardı. Sistemde beklenen köklü değişiklikler ve devlet destekli modeller hakkında bilgi vererek şunları kaydetti:
“Bugün için sadece ev hanımı olduğunuz için emeklilikte ciddi bir pozitif ayrımcılık yok. Daha önce bu konuda devlet katkılı bir model konuşuldu, hatta belli bir kısmının devlet tarafından karşılanması gündeme geldi. Ancak şu an yürürlükte olan bir düzenleme bulunmuyor. Bu nedenle ev hanımlarının kendi imkanlarıyla sisteme dahil olması gerekiyor.”
İSTEĞE BAĞLI SİGORTA VE BORÇLANMA FIRSATI

Kadınların değerlendirebileceği alternatif yolları sıralayan Göktaş, isteğe bağlı ödemelerin ve geçmişteki sigorta girişlerinin yarattığı fırsatlara dikkat çekti. Çocuk sahibi olan kadınların belirli şartlar altında kazandıkları süre avantajlarını detaylandırarak şu değerlendirmede bulundu:
“Ev hanımları isterlerse isteğe bağlı sigorta ödeyerek sisteme dahil olabilirler. Daha önce sigortalı bir işte çalışmışlarsa ve çocuk nedeniyle iş hayatından ayrılmışlarsa doğum borçlanmasıyla eksik günlerini tamamlayabilirler. En fazla üç çocuk için borçlanma hakkı var ve bu da toplamda 2160 gün kazandırıyor. 2160 günü borçlanmak istiyorsanız yaklaşık 780.000 lira civarında bir rakamı da gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu, emeklilik yolunda ciddi bir avantaj sağlar"
STAJ VE ÇIRAKLIK DETAYI ÖNEM TAŞIYOR

Mesleki eğitim dönemlerinde yapılan sigorta girişlerinin de kadınlar için farklı bir kapı aralıyor. Göktaş, stajyer veya çırak olarak çalışma hayatına adım atan kadınların, bu girişler üzerinden doğum borçlanması yapabildiğini hatırlattı. Bu durumun prim gün sayısını artırarak emeklilik tarihini öne çekebilecek kritik bir hamle olduğunu vurguladı.
ERKEN BAŞVURU MALİYETLERİ DÜŞÜRÜYOR
Sürecin maliyet boyutuna da dikkat çekildi. Bu nedenle vatandaşların zamanlamayı doğru yapması gerektiği ifade edildi. İlerleyen dönemlerde mevzuatın değişeceği ihtimali üzerinde duran Göktaş, kadınların umutsuzluğa kapılmadan mutlaka sistemde kayıtlarının bulunmasını tavsiye etti. Özellikle yılın son aylarına yaklaşırken asgari ücretteki artış ihtimalinin borçlanma tutarlarını yükselteceği hatırlatılarak, başvuruların mevcut rakamlar üzerinden yapılmasının daha avantajlı olacağı bildirildi.





