Dünya Sağlık Örgütü, salı günü Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola virüsünün yayılma “hızı ve büyüklüğü” konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından, salgını kontrol altına almak için kullanılabilecek aday aşılar ve mevcut tedavileri değerlendirdiğini açıkladı. Aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump yönetimi de, bir ABD vatandaşında Ebola tespit edilmesinin ardından BM ajansına yönelik yeni bir saldırı başlattı.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salı günü yaptığı açıklamada, “Bu, bir genel direktörün Acil Durum Komitesi’ni toplantıya çağırmadan önce uluslararası kapsamda halk sağlığı acil durumu ilan ettiği ilk kezdir” dedi ve “Bu kararı hafife almadım” ifadelerini kullandı.
Tedros, geçen pazar sabahı erken saatlerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da yayılan Ebola virüsünü “uluslararası endişe uyandıran küresel sağlık acil durumu” ilan etmişti.
Cenevre’de düzenlenen 79’uncu Dünya Sağlık Asamblesi’nin ikinci gününde konuşan DSÖ Genel Direktörü, söz konusu kararı iki ülkenin sağlık bakanlarıyla görüştükten sonra aldığını ve “salgının boyutu ile yayılma hızından büyük endişe duyduğunu” söyledi.
Kongo’dan halka “sakin olun” çağrısı
Kongo Devlet Başkanı Felix Tshisekedi ise salı günü halka sakin olma çağrısı yaptı ve salgına karşı mücadeleyi güçlendirmek için gerekli tüm önlemlerin alınacağını açıkladı.
Ebola salgınının merkez üssünün, Uganda ve Güney Sudan sınırında bulunan, ülkenin kuzeydoğusundaki altın zengini Ituri bölgesi olduğu belirtildi. Bölgede madencilik faaliyetleri nedeniyle yoğun nüfus hareketliliği yaşandığı kaydedildi.
Buniyabugyo türü Ebola virüsünün Ituri sınırlarını ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırlarını aşarak yayılmaya başladığı ifade edildi.
Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba ise, “Toplum içindeki Ebola alarmı ne yazık ki geç verildi” dedi. Kamba, insanların hastalığı “gizemli bir hastalık” olarak değerlendirdiğini ve bu nedenle enfekte kişilerin hastaneye götürülmediğini söyledi.
Güvenlik krizi salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki kötü güvenlik durumu da Ebola’yı kontrol altına alma çalışmalarının önünde ciddi bir engel oluşturuyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin ülkedeki misyon şefi François Moreillon, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İnsani erişim ve özellikle çatışmanın tarafları olmak üzere farklı aktörler arasındaki koordinasyon, müdahalenin en büyük zorluklarından biri olabilir” dedi.
“Sıfır hasta” araştırılıyor
DSÖ’nün Demokratik Kongo Cumhuriyeti temsilcisi Anne Ancia ise Cenevre’deki gazetecilere Bunia kentinden video bağlantısıyla yaptığı açıklamada, “Uluslararası düzeyde mevcut tedavileri ve aday aşıları inceliyoruz; bunlardan herhangi birinin mevcut salgında faydalı olup olmayacağını değerlendiriyoruz” dedi.
Bu kriz, Birleşmiş Milletler kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının, özellikle ABD’nin sağladığı uluslararası yardımların azalması nedeniyle ciddi finansman sıkıntısı yaşadığı bir dönemde ortaya çıktı.
Trump’ın ikinci başkanlık dönemine dönmesinin ardından ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) kapatılması ve Washington’ın Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilmesi, finansman krizini daha da derinleştirdi. ABD, DSÖ’nün en büyük bağışçılarından biri olarak kabul ediliyordu.
DSÖ temsilcisi ayrıca “sıfır hasta”nın kimliğinin belirlenmesi için soruşturmaların sürdüğünü belirtti. Bunun enfeksiyon kaynağının tespit edilmesine ve salgının kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceği ifade edildi.
Yetkili, salgının durdurulabilmesi için hızlı hareket edilmesinin zorunlu olduğunu da vurguladı.
Rubio’dan DSÖ’ye “gecikme” suçlaması
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise salı günü Dünya Sağlık Örgütü’nü Ebola salgınını duyurmakta gecikmekle suçladı.
Gazetecilerin ABD’nin salgınla nasıl mücadele edeceğine ilişkin sorularını yanıtlayan Rubio, “Başvuracağımız temel kurum elbette Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) olacak” dedi ve ardından “Ne yazık ki Dünya Sağlık Örgütü bu konuda biraz geç kaldı” ifadelerini kullandı.
Rubio, 2025’teki büyük yardım kesintilerine rağmen ABD’nin 13 milyon dolarlık yardım sözü verdiğini ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaklaşık 50 Ebola tedavi kliniği kurmayı planladığını açıkladı.
Rubio, “Erişim biraz zor çünkü bunlar kırsal ve uzak bölgeler... ayrıca ne yazık ki savaşın parçaladığı bir ülkeden söz ediyoruz” dedi.
Trump geçen yıl göreve döndükten sonra imzaladığı ilk kararlardan biriyle ABD’yi Dünya Sağlık Örgütü’nden çekmişti. Trump, DSÖ’yü Covid-19 salgınına verdiği yanıt nedeniyle sert şekilde eleştirmişti.
Birçok ülke önlem almaya başladı
DSÖ’nün Ebola’yı “uluslararası endişe yaratan halk sağlığı acil durumu” ilan etmesine rağmen, bazı ülkeler Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’dan yolcu kabul etmeme veya bu ülkelere seyahati sınırlama kararı aldı. Bazı ülkeler ise önlem kapsamında Güney Sudan’ı da listeye dahil etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarına Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Uganda’ya “herhangi bir nedenle” seyahat etmemeleri çağrısında bulundu.
Ayrıca Ruanda’ya yapılacak seyahatlerin de yeniden değerlendirilmesi istendi. Washington, bu üç ülkeye yönelik seyahat uyarısını en yüksek seviye olan dördüncü düzeye çıkardı.
ABD, pazartesi günü de Afrika’daki etkilenen ülkelerden hava yoluyla gelen yolculara sağlık taraması uygulanacağını ve bu bölgelere seyahat eden yabancılara yönelik vize işlemlerinin geçici olarak kısıtlanacağını duyurmuştu.
Ürdün İçişleri Bakanlığı da salı günü, Sağlık Bakanlığı’nın tavsiyesi üzerine Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’dan gelen tüm yabancıların ülkeye girişini geçici olarak yasakladı. Kararın 20 Mayıs 2026’dan itibaren 30 gün boyunca geçerli olacağı belirtildi.
Bahreyn Sivil Havacılık İşleri Kurumu da Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Uganda’dan gelenlerin ülkeye girişini bir ay süreyle askıya aldığını açıkladı. Bahreyn vatandaşlarının ise sağlık protokollerine tabi tutulacağı belirtildi.
Kongolu hastalara yardım eden ABD’li doktor Ebola’ya yakalandı
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bir Amerikan vatandaşının Ebola virüsüne yakalandığını doğruladı. Yetkililer, ABD içindeki doğrudan riskin “düşük” olduğunu açıkladı.
CDC Ebola Acil Durum Ekibi Direktörü Satish Pillai, telefonla düzenlenen basın toplantısında, “Bu kişide belirtiler hafta başında ortaya çıktı ve testler pazar gecesi geç saatlerde virüsü doğruladı” dedi.
Pillai, ABD Dışişleri Bakanlığı ile iş birliği yapılarak enfekte kişinin tedavi için Almanya’ya nakledildiğini, virüse maruz kalan altı kişinin daha Almanya’ya gönderildiğini söyledi.
CDC, hastanın ismini açıklamazken, “Surge Christian” adlı yardım kuruluşu gönüllü doktorlarından Peter Stafford’un Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Nyankunde Hastanesi’nde Ebola hastalarını tedavi ederken enfekte olduğunu duyurdu.
Kuruluş daha sonra yaptığı açıklamada doktorun “güvenli şekilde tahliye edildiğini” bildirdi ancak hangi ülkeye götürüldüğünü açıklamadı.
Ebola’nın son türü için etkili aşı yok
Hızla yayılan ve yüzde 40’a kadar ölüm oranına sahip Bundibugyo türü Ebola virüsü için şu anda etkili bir aşı veya tedavi bulunmuyor.
Bu nedenle salgını kontrol altına alma çabaları büyük ölçüde izolasyon önlemleri ve vakaların erken tespit edilmesine dayanıyor. Ebola, yüksek bulaşıcılığa sahip ölümcül kanamalı ateş hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor.
Her ne kadar modern aşı ve tedaviler geliştirilmiş olsa da bunlar yalnızca Ebola’nın Zaire türüne karşı etkili kabul ediliyor. Oysa tarihteki en büyük salgınların çoğu bu türden kaynaklanmıştı.
Salı günü toplanan uzman komitesi, mevcut ve aday aşılar ile tedavileri değerlendirerek hızla yayılan bu salgını durdurmanın yollarını tartıştı.
Merck tarafından geliştirilen “Ervebo” aşısı da gündeme geldi. Bu aşının Zaire türüne karşı koruma sağladığı, hayvan deneylerinde ise Bundibugyo türüne karşı kısmi koruma belirtileri gösterdiği ifade edildi.
DSÖ ve diğer bilim insanları, bu aşının ve diğer seçeneklerin test edilmesini teknik danışma grubunun gündemine aldı. Ancak nihai kararın Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda hükümetlerine ait olacağı belirtildi.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Bilim Bölümü Geçici Direktörü Moussa Fallah ise, “Karşı önlemi olmayan bir tür ortaya çıktığında en iyi yaklaşım konusunda tavsiye veriyoruz. Elimizdeki kanıtları inceliyor ve uygun kararı alıyoruz” dedi.





