Son dönemde süt ve süt ürünleri fiyatlarında küresel ölçekte bir düşüş kaydediliyor. Bu gelişme tüketicilerin önemli bir bölümü için olumlu bir haber olarak görülse de, çiftçiler ve üreticiler açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Zira gelirlerin maliyetlere kıyasla gerilemesi, sektördeki birçok üreticinin faaliyetlerini sonlandırma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açıyor.

İngiltere’de süt üreticilerinin şikâyetleri son dönemde artarken, üreticiler devam eden fiyat düşüşlerine karşı hükümetten destek talep ediyor. Tarım ve Bahçecilik Konseyi’nin yayımladığı bir rapora göre, İngiltere’de süt üretimi son aylarda yüzde 7 oranında arttı. Bu artış, fiyatların benzeri görülmemiş seviyelere gerilemesine neden olurken, artan zararlar nedeniyle üreticilerin yaklaşık yüzde 20’sinin piyasadan çekilme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

Süt ve süt ürünleri sektörüne ilişkin uzman raporlar, küresel arzın son dönemde talebin üzerine çıktığı konusunda hemfikir. Süt ve süt ürünleri endüstrisini izleyen “Dairy Reporter” dergisinde yayımlanan bir rapor, geçen yıl küresel üretimde istikrarlı bir artış yaşandığını ve bunun sonucunda süt ürünleri için küresel fiyat endeksinin yüzde 4,3 gerilediğini ortaya koyuyor. Aynı dönemde tereyağı fiyatları yüzde 12,4, cheddar peyniri fiyatları ise yüzde 7,2 oranında düştü.

Rapora göre fiyatlardaki düşüşün başlıca nedenlerinden biri, ABD menşeli ürünlerin küresel pazarlarda iki katına ulaşan arzı oldu. Bu durum, Avrupa Birliği, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi bölgelerde de fiyatlar üzerinde baskı yarattı; öyle ki üretim maliyetleri satış fiyatlarının üzerine çıktı. Sektör çevreleri, üretimdeki bu artış ve fiyatlardaki gerilemenin Orta Doğu ve Güneydoğu Asya gibi büyük tüketim bölgelerinde talebi artırmasını umuyor. Ancak en büyük tüketici konumundaki Çin’den gelen talebin kayda değer bir artış göstermemesi endişe yaratıyor.

Mevcut verilere göre geçen yıl küresel süt üretimi günlük 855,2 milyon litreye ulaştı ve bu, yüzde 4,10’luk bir artış anlamına geliyor. En büyük üretici konumunda Avrupa Birliği yer alırken, onu Amerika Birleşik Devletleri ve üçüncü sırada Yeni Zelanda izliyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bu ay yayımladığı rapor da, geçen yılın Aralık ayında süt ürünleri fiyat endeksinin yüzde 4,4 oranında düştüğünü ortaya koydu. Rapora göre, Avrupa’da mevsimsel olarak bol miktarda krema arzı ve yılın önceki dönemlerindeki yüksek üretimin ardından stokların artması, tereyağı fiyatlarında sert bir düşüşe yol açtı.

Tam yağlı süt tozu fiyatları da gerilerken, bu durum Avrupa, Yeni Zelanda ve Avustralya’da süt üretiminin mevsimsel zirveye ulaşmasını ve başlıca ithalatçı bölgelerden gelen talebin zayıflamasını yansıtıyor. Buna karşılık, yağsız süt tozu ve peynir fiyatlarındaki düşüş daha sınırlı kaldı. Yağsız süt tozu fiyatları, ihracata yönelik bol arz ve piyasa koşullarındaki istikrar nedeniyle gerilerken, peynir fiyatlarında da genel bir düşüş kaydedildi.

Arap Bölgesi

Küresel arz fazlasının etkileri Arap bölgesinde henüz fiyatlar ve üretim üzerinde belirgin şekilde hissedilmiş değil. Mısır ve Suudi Arabistan, süt ve süt ürünleri açısından bölgenin en büyük pazarları arasında yer alıyor. Ancak Gıda Sanayileri Odası bünyesindeki süt ürünleri biriminden kaynaklar, geçen ay yerel medyaya yaptıkları açıklamada, mevcut kış sezonunda süt üretiminin mevsimsel olarak yüzde 30 arttığını ve fiyatların yüzde 15’e varan oranlarda düşmesinin beklendiğini belirtti.

Süt üretimindeki artış, kış aylarında hayvan beslenmesinde önemli rol oynayan ve süt verimini artıran yonca bitkisinin bol bulunmasıyla ilişkilendirilen mevsimsel bir olgu olarak değerlendiriliyor. Fiyat düşüşlerinin, Ramazan ayının yaklaşması nedeniyle özellikle peynir gibi ürünlere yansımasının zor olduğu, daha çok taze süt ürünleriyle sınırlı kalmasının muhtemel olduğu ifade ediliyor.

Suudi Arabistan’da ise süt ürünleri pazarının 2025 yılında 6,04 milyar dolardan 2026’da 6,27 milyar dolara yükselmesi, 2031 yılına kadar ise 7,58 milyar dolara ulaşması bekleniyor. “Mordor Intelligence” tarafından hazırlanan bir araştırmaya göre, 2026–2031 döneminde pazarın yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 3,85 olması öngörülüyor. Raporda, Suudi Arabistan’ın yerli üretimi artırmaya yönelik politikalar sayesinde süt ürünlerinde tamamen ithalatçı konumundan ihracatçı konumuna geçtiği vurgulanıyor.

Çalışmada ayrıca, Suudi Arabistan’daki hızlı kentleşme, nüfus artışı ve hane gelirlerindeki yükselişin kişi başına süt ve süt ürünleri tüketimini artırdığı belirtiliyor. Özellikle fonksiyonel, zenginleştirilmiş ve kullanımı kolay ürünlere (vitaminli yoğurt ve süt ürünleri gibi) olan talebin yükseldiği ifade ediliyor.

Muhabir: Mehmet Yaman