Çatışmalar ve şiddet olayları nedeniyle ülkeleri içinde yerinden edilen insanların sayısı, geçen yıl doğal afet kaynaklı göçleri geride bırakarak ciddi şekilde arttı. Özellikle İran ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaşanan gelişmelerle birlikte, çatışma kaynaklı iç göçte rekor seviyeye ulaşıldı.
IDMC ile NRC tarafından yayımlanan ortak yıllık rapora göre, 2025 yılı itibarıyla dünya genelindeki ülke içinde yerinden edilmiş kişi sayısının 82,2 milyona ulaşması bekleniyor. Bu rakam, şimdiye kadarki en yüksek ikinci seviye olarak kaydedildi ve yalnızca 2024’teki rekor seviyenin biraz altında kaldı.
IDMC Direktörü Tracy Lukas, yaptığı açıklamada, “Rakamlar hâlâ tarihi seviyelerde. Yeni yerinden edilme eğilimleri alarm zili niteliğinde.” dedi.
Geçen yıl boyunca, bazı kişilerin birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kalması da dahil olmak üzere toplam 65,8 milyon yeni iç göç vakası kaydedildi.
Bunun 32,3 milyonu çatışma ve şiddet olaylarından, 29,9 milyonu ise fırtına, sel ve diğer doğal afetlerden kaynaklandı.
Böylece ilk kez çatışmalar ve şiddet olayları, doğal afetleri geride bırakarak iç göçün ana nedeni haline geldi.
Tracy Lukas, “Çatışmalardan kaynaklanan böylesine eşi görülmemiş bir yerinden edilme seviyesi daha önce hiç kaydedilmedi.” ifadelerini kullandı.
İran ve Kongo ilk sırada
Rapora göre çatışma kaynaklı yeni iç göç vakalarının yaklaşık üçte ikisi yalnızca İran ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaşandı. Her iki ülkede de yaklaşık 10’ar milyon yeni yerinden edilme vakası kaydedildi.
Öte yandan 2025 sonu itibarıyla 54 ülkede bulunan toplam 68,6 milyon çatışma kaynaklı iç göçmenin yaklaşık yarısı sadece beş ülkede yoğunlaştı.
Sudan ilk sırada
İç savaşın yıktığı Sudan, üst üste üçüncü yıl da en fazla yerinden edilmiş insanın bulunduğu ülke oldu.
Sudan’da 9 milyondan fazla kişi yerinden edilirken, onu sırasıyla Kolombiya, Suriye, Yemen ve Afganistan takip etti.
Norveç Mülteci Konseyi Direktörü Jan Egeland ise yaptığı açıklamada, “On milyonlarca insanın ülke içinde yerinden edilmesi, çatışmaları önleme ve sivilleri koruma çabalarının küresel ölçekte çöktüğünü gösteriyor.” dedi.
Egeland, milyonlarca insanın yıkılmış evlerine geri dönmek zorunda kaldığını ve temel hizmetlerden mahrum yaşadığını belirtti.
Doğal afet kaynaklı göç azaldı
Rapor ayrıca doğal afetlerden kaynaklanan iç göçlerde yüzde 35’lik düşüş yaşandığını ortaya koydu.
Ancak geçen yılki rakamların yine de son on yılın ortalamasından yüzde 13 daha yüksek olduğu belirtildi.
İklim değişikliğinin etkilerinin artmasıyla birlikte daha önce bu tür afetlerden daha az etkilenen ülkelerde bile büyük çaplı yerinden edilmeler yaşandığı vurgulandı.
Özellikle orman yangınlarının küresel çapta yeni bir göç nedeni haline geldiği belirtilirken, yalnızca 2025 yılında yaklaşık 700 bin kişinin yangınlar nedeniyle yerinden edildiği ifade edildi.
Yardım kesintileri krizi büyütüyor
Raporda ayrıca başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bazı ülkelerin uluslararası yardımları azaltmasının insani krizi daha da ağırlaştırdığı belirtildi.
Ülkelerini terk etmeyen ancak ülke içinde yerinden edilen insanların, mültecilere kıyasla daha az ilgi gördüğü ve yardım kesintilerinden ciddi şekilde etkilendiği kaydedildi.
Ayrıca veri toplama süreçlerinde de ciddi gerileme yaşandığı ifade edildi.
Tracy Lukas, “Takip ettiğimiz ülkelerin yüzde 15’inde veri erişimi azaldı. Güvenilir veriler, ihtiyaçların ve risklerin nerede yoğunlaştığını anlamak açısından hayati öneme sahip.” dedi.





