Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin serbest geçişini uzun vadede güvence altına alacak bir mekanizmanın oluşturulması için karmaşık müzakerelerin sürdüğünü söyledi.

El-Busaidi, "İran ve uluslararası toplumla iş birliği yaparak Hürmüz Boğazı'nda gemilerin serbest dolaşımını güvence altına alacak bir mekanizmanın oluşturulması sorumluluğunu üstleniyoruz." dedi.

Umman Dışişleri Bakanı, Basra Körfezi'nin güvenliğine yönelik en tehlikeli tehditlerin bölgenin içinden değil, bölge dışındaki kararlar ve hareketlerden, özellikle de Tel Aviv'den kaynaklandığını ifade etti.

El-Busaidi ayrıca, "ABD ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bu ilişkiler, savaş sırasında ortaya çıkan yeni stratejik gerçeklerle daha uyumlu hale getirilmelidir. Mevcut savaş felaket niteliğindeydi, Birleşmiş Milletler'den herhangi bir yetki almamıştı ve hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı." diye konuştu.

Öte yandan El-Busaidi Fransız Le Monde gazetesinde makale yayınladı.

Makalede Umman Dışişleri Bakanı, "En tehlikeli tehdit Tahran'dan değil, Tel Aviv'den geliyor. Mevcut koşullardan ders çıkarmalı ve geçmişin hatalarına takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmalıyız." ifadelerini kullandı.

El-Busaidi, 1979'dan bu yana Basra Körfezi'nin güvenliği konusunda uygulanan "çevreleme (containment)" politikasına da değinerek, bu anlayışın bölgesel güvenlik altyapısının temel amacını Körfez'i ve Batı'nın çıkarlarını İran tehdidine karşı korumak olarak tanımladığını söyledi.

Bu yaklaşımın köklü biçimde hatalı olduğunu belirten El-Busaidi, "Tahran hiçbir zaman doğası gereği bir tehdit olmadı." dedi.

El-Busaidi ayrıca, bölgedeki devasa askeri harcamaların arttığını, ABD üslerinin Körfez'de genişlediğini ve uzaktan koruma amacıyla sürdürülen askeri varlığın yüksek maliyetlerle devam ettiğini ifade etti.

Muhabir: Mehmet Yaman