Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan'ın yarınki ziyaret kapsamında Portekiz Devlet ve Dışişleri Bakanı Paulo Rangel ile baş başa ve heyetlerarası görüşmeler gerçekleştirmesi, ayrıca Portekiz Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenecek Büyükelçiler Konferansı'na iştirak ederek "Yeni Küresel Düzenin ve Gelişen Güvenlik Paradigmalarının Ortaya Çıkardığı Sınamalar" başlıklı panelde hitapta bulunması öngörülüyor.
Bakan Fidan’ın görüşmelerinde, Türkiye ile Portekiz arasındaki ikili ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde ileri düzeye taşınmasına ve bölgesel konularda istişarelerin güçlendirilmesine yönelik adımları ele alması, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi, bu kapsamda enerji, altyapı, ulaştırma ve liman yönetimi gibi öncelikli alanlarda ortak projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini ifade etmesi bekleniyor.
Fidan'ın, savunma sanayi alanında, özellikle denizcilik boyutunda son yıllardaki ilerlemenin Türkiye-Portekiz ilişkilerine stratejik derinlik kazandırdığının altını çizmesi, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin güncel durumunu ele alması ve Ankara'nın görüş ve beklentilerini aktarması ve Türkiye’nin AB’nin sanayi stratejisine dahil edilmesinin taşıdığı kritik önemi vurgulaması öngörülüyor.
Bakan Fidan'ın, mevcut sınamalar karşısında Türkiye'nin AB öncülüğündeki güvenlik ve savunma girişimlerine, projelerine ve programlarına dahil edilmesinin kritik önemde olduğunu belirtmesi, Portekiz’in Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesine yönelik yapıcı yaklaşımının memnuniyetle karşılandığını aktarması ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın müzakereler ve diplomasi temelinde adil ve kalıcı bir barışla sonlandırılması gerektiğine işaret etmesi de bekleniyor.
Fidan'ın ayrıca, Portekiz’in 21 Eylül 2025'te Filistin Devleti’ni tanıma kararı bağlamında, iki devletli çözüm temelinde uluslararası toplumla birlikte atılabilecek ortak adımları değerlendirmesi, bu kapsamda Gazze’de ateşkese tam riayet edilmesinin, insani yardımların kesintisiz biçimde ulaştırılmasının ve sürecin ikinci aşamasına geçilmesinin önemini vurgulaması öngörülüyor.




