Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, 2,5 saat sürdü. Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini isterim." açıklamasını yaptı.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Bize kimse gündem dayatamaz. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini isterim. Bölgemizde büyük çalkantılar yaşanırken bizim amacımız bu ateşten uzak durmaktır. Bunun dışındaki tüm tartışmaları havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz milletimize hizmet etmenin peşindeyiz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle küresel oyuncu yapmaya bakıyoruz.

27 Mart Cuma günü önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini ağırladık. İmalat, teknoloji, enerji gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız ülkemizin sunduğu yatırım fırsatları konusunda bilgi verdi. Muhalefetin israf diye kötülediği yatırımlarımız bizi çok önemli bir konuma getiriyor. Bir istikrar adası olarak öne çıktığımızı görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.

"KÜRESEL EKONOMİ TARİHİN EN AĞIR ŞOKLARINDAN BİRİYLE YÜZLEŞİYOR"

İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı kapandı. Hürmüz dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin taşındığı yerdir. Hürmüz'ün kapanması her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesele Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kapardı.

Doğalgaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz.

Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedarik ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan yada Hürmüz geçişli LNG tedariki bulunmuyor. Petrol ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebildiğimiz rakamlardır.

"GIDA ARZ GÜVENLİĞİNDE HİÇBİR SORUN YAŞAMAYACAĞIZ"

Kaynak çeşitlendirme politikamızın değeri bugünler de anlaşılmaktadır. Gübre ve hammadde tedariklerimizi çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Bazı gübre cinslerinde gümrük vergisini sıfırladık. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor.

"KÜRESEL PETROL FİYATLARINDAKİ SERT ARTIŞ KARŞISINDA VATANDAŞIMIZA KORUMA KALKANI OLUŞTURDUK"

Kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörüne kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam noktadayız. Krizin ekonomiye, piyasaya menfi etkilerini proaktif yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. Savaşın başlamasından 5 gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde 17 lira benzinde 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşer mobil sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu.

Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredi 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum.

"BU KÜRESEL KRİZİN ÜLKEMİZİN ÖNÜNDE YENİ KAPILAR AÇACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUZ"

Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi, istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi’yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye’nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor. Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarınız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak, transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek, İstanbul Finans Merkezi’ni dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri hâline getirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz.

"TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINI 5G ALTYAPISIYLA DONATTIK"

Türkiye Nisan ayına 5G teknolojisiyle buluşmanın gururuyla girdi. Hatırlarsınız, 5G’nin hazırlıklarını bundan 10 yıl önce 2016’da başlatmış, 2018’de ilk testlerimizi yapmıştık. 2019’dan sonra Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarda pilot uygulama olarak kullanıma açmıştık. 10 yıllık dönemde yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G’yi inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin tekrar hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Kaynak: AA