Şafiî Mezhebine Göre Velayet
Şafiî mezhebine göre, bir oğulun veya ne de torunun kendi annesine nikâhta veli olması genel olarak geçerli değildir. Bunun sebebi, anne ile oğul arasında velayet açısından soy ortaklığının bulunmamasıdır. Annenin nesebi (Soy bağı) babasına, oğulun nesebi ise kendi babasına bağlıdır. Bu durum, velayet hakkının oğula değil, annenin babası, erkek kardeşi veya amcası gibi daha yakın akrabalara verilmesini gerektirir. Ancak, Şafiî mezhebinde bir istisna bulunmaktadır:
İstisnai Durum: Eğer oğul, aynı zamanda annesinin amcasının çocuklarından (amca çocuğu) ise ve annenin daha yakın bir velisi (örneğin babası veya erkek kardeşi) yoksa, bu durumda oğul annesine nikâhta veli olabilir (el-Hin, el-Buğa, eş-Şerbeci, el-Fıkhu'l-Menhecî, II, 59). Bu istisna, soy bağı ve akrabalık derecesine dayalı özel bir durum olarak değerlendirilir.
Diğer Mezheplere Göre Velayet (Hanefî ve Malikî)
Hanefî ve Malikî mezhepleri, Şafiî mezhebinden farklı olarak, bir oğulun kendi annesine nikâhta veli olabileceğini kabul eder. Bu mezheplere göre:
-Oğul, annesinin nikâhında veli olarak görev yapabilir ve bu konuda bir engel bulunmamaktadır.
-Öte yandan Hanefî ve Malikî alimleri, annesini evlendirme konusunda oğula öncelik verilmesinin daha uygun olduğunu belirtir. Bu görüş, oğulun annesine karşı olan sorumluluk ve yakınlık bağıyla ilişkilendirilir.
-Velayet sıralamasında, eğer annenin babası veya erkek kardeşi gibi daha yakın bir veli yoksa, oğul doğrudan veli olarak hareket edebilir.





